Neslihan Kale

Birçok sanatçı ve yazar 18. yüzyıldan itibaren Cennetten Kovuluşun İncil ile ilgili hikayesini yeniden anlatmış gibidir. Rousseau, Blake, Wordsworth’te -diğerlerinin yanı sıra Freud da bu gelenekte kendi müphem konumunu alacaktı- yeni bir kovuluş, yetişkinliğe doğru kovuluş vardır ya da daha kesin söylemek gerekirse, çocukluktan kovuluş.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Reklam
Erasmus’un iddia ettiği üzere çocukken deliysek -bedenimiz yeterince kontrol edilemiyorsa- akıllılık zorunlu bir edinim haline gelir. Deliliğin üzerinde hakimiyet kurabilmenin hazzı zevklerden gelen hazzın yerini alır ya da daha ziyade zevkler iştahı terbiye etmenin, benliğin üzerinde hakimiyet kurmanın gururu haline gelir.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Çocukta -hadi buna tutkulu doğası diyelim- bir şeyler vardı fakat toplumun makbul bir üyesi olabilmesi için bu doğasından sözüm ona daha iyi bir şey için feragat etmesi gerekiyordu.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Hayatımızın en erken dönemleri akıllıca bir delilik durumu içerisinde - yoğun duygularla ve akut hissiyatla - yaşanmıştır. Kendimizi bu tip hislerden korumak için yetişkinleşiriz. O zaman da yetişkinler olarak bu savunmayı “akıllılık” diye adlandırırız. Soruna böyle bakıldığında akıllılık kulağa çocuk olmadığımız, şeyleri yoğun biçimde deneyimlemediğimiz tüm yetişkin zihin durumları için kullanabileceğimiz bir kelime gibi gelmeye başlar. Bu bizim tek akıllılık tahayyülümüzse, elbette yoksuluz.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Psikoloji
Akıllılık nesneleri olduğu gibi alan gerçekçi bir düşünüş olsun, ne olmaları gerektiğine dair bir rüya olsun, akıllılık olasılığına kendimizi adamımız ilerlemeye ve tövbeye, hayatımızın şimdi olduğundan daha iyi olabileceğine, hayatımızı daha iyi kılabileceğimiz bir konumda olduğumuza dair duyduğumuz asırlık inancın son kalesi olabilir.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Reklam