Akıllı bir adamın tımarhaneye tıkılmasının neden bir problem teşkil edeceğini kendimize sorabiliriz. Akıllılık deliliğin bulaşmasıyla başa çıkamıyorsa nedir? Burada akıllılığın ancak delilikten uzak durduğunda kendi varlığını sürdürebileceği, akıllılar için akıllıca olan tek şeyin onların delilerden uzakta duran insanlar olması ima edilir.
Sıkıntının bireyi koruduğunu; bir şeyi, ne olabileceğini bilmeksizin beklemek gibi imkansız bir deneyimi birey için tahammül edilebilir hale getirdiğini düşünüyorum. Sıkıntıda süregelen bekleme edimi bir paradoks içerir: Birey neyi beklediğini bilmez ta ki o şeyi bulana dek ve birey genellikle beklemekte dahi olduğunu bilmez.
Hem Johnson hem de Laing belirli zihin durumlarının diğerlerden daha sağlıklı olduğuna dair mutabakata varıyor (Johnson için akıllı = sağlıklı, sıhhatli). Fakat akıllılık ne tip bir sıhhattir? Ve ne tip bir zihin sağlığı arzulanabilirdir? Belki de hepsinden öte zihni sıhhatli olabilecek bir şey olarak tasavvur edebiliyor muyuz?