Neslihan Dilara

Acının olumsuzluğu, düşünme için oluşturucu bir nitelik taşır. Düşünmeyi hesaplamadan, yapay zekâdan ayıran da acıdır. Zekâ (Intelligenz), arasından seçmek (inter-legere) demektir. Yani mevcut olanın dışına çıkmaz. Tamamen farklı olanı ortaya çıkarmayı beceremez. Bu anlamda tinden farklıdır. Acı düşünmeyi derinleştirir. Oysa derin hesaplama diye bir şey yoktur. Düşünmenin derinliği neden oluşur? Hesaplamanın aksine, düşünme dünyaya yeni bir bakış sunar, hatta başka bir dünya ortaya çıkarır. Sadece canlı olan, acı çekebilen hayat düşünme yetisine sahiptir. Yapay zekâda eksik olan tam da bu hayattır: "Biz düşünen kurbağalar değiliz, soğutulmuş iç organları olan nesnelleştirici ve kaydedici aletler değiliz - düşüncelerimizi sürekli olarak acılarımızdan doğurmamız ve onlara içimizdeki kan, yürek, ateş, haz, tutku, azap, vicdan, kader, talihsizlik gibi her şeyi anaç bir şekilde vermemiz gerekir."
Reklam
Palyatif toplumda aynının devamını görürüz. Her şeyi dener ama bir deneyim edinmeyiz, her şeyi fark eder ama bilgiye ulaşmayız. Enformasyonlar ne deneyime ne bilgiye götürür. Dönüşümün olumsuzluğundan yoksundurlar.
"Tin acıdır; ancak acıyla yeni bilgiye, daha yüksek bilgi ve bilinç biçimine ulaşır. Tinin temel özelliği "varlığını çelişkide, sonuç olarak acıda (..] sürdürme" yetisidir Hegel'e göre. Gelişimi sırasında kendiyle çelişkiye düşer. İkiye bölünür. Bu bölünme, bu çelişki ona acı verir. Ama acı oluşumunu sağlar. Oluşum acının olumsuzluğunu gerektirir. Tin acı veren çelişkiyi gelişip daha yüksek bir biçim alarak aşar. Acı ruhun dilektik oluşumunun motorudur. Tini dönüştürür. Dönüşümler acılıdır. Acı olmaksızın tin aynı kalır.
Toplumun genel anestezisi acının poetiğinin ortadan tamamen kaybolmasına yol açar. Anestezi acının estetiğini bastırır. Palyatif toplumda acıyı anlatılır, şarkıya dökülür kılmayı, konuşturmayı, bir anlatıya katmayı, güzel bir görünümle örtmeyi, yani oyuna getirmeyi tümüyle unutmuş durumdayız. Acı günümüzde estetik hayal gücünden tamamen kopmuştur. Dilini yitirmiş olarak tip tekniğinin konusu halinde gelmiştir. Ağrı kesiciler anlatımın, hayal gücünün önüne geçer ve onları uyutur.
Güzel, acının tamamlayıcı rengidir. Ruh acı karşısında güzeli tahayyül eder. Acıyla çarpılmışın karşısına sağlamı koyar. Güzel görünüm onu yatıştırır. Ruhu varolan dünya karşısında yaşanabilecek, iyileştirici bir karşı dünya kurmaya yöneltir acı. Her şeyin yeni, ayartıcı bir ışık altında görünmesini sağlar: "Acıya karşı durmaya çalışan aklın muazzam gerilimi, baktığı ne varsa her şeyin yeni bir ışık altında ışıldamasına yol açar ve bu yeni ışıklandırmanın verdiği anlatılmaz uyarı acı çeken insanın intiharın bütün çekiciliğine karşı durmasına ve yaşamaya devam etmeyi son derece arzulanır bulmasına yetecek güçtedir genellikle." Acı hayal gücünü canlandırır. Nietzsche'nin gözünde sanat, varoluşun katlanılmazlığını ve dehşetini büyüyle yok eden “kurtarıcı, iyileştirici bir büyücü”dür.
Reklam