Anlamsız, yıllardır yıpranmamış bir şekilde, içinde, gençliğinden beri, yargıya ilişkin bir önsezi, yaşamın güzel şeylerinin henüz başlamamış olduguna ilişkin bir inanç vardı.
Ama bir noktada, belki de içgüdüsel olarak, insan geri döner ve arkasındaki bir kapının kapanarak dönüşü olanaksız kıldığını fark eder. İşte o zaman, bir şeylerin değişmiş olduğunun ayırdına varırız, güneş eskisi gibi kıpırtısız değildir , hızla hareket etmektedir; ne yazık ki , henüz bakmaya bile fırsat bulamadan, onun ufkun ucuna doğru hızla kaydığını,bulutların da gökyüzündeki mavi koylarda hareketsiz durmadığını, birbirilerinin üzerine çıkarak kaçtıklarını, iyice acele ettiklerini görürüz; zamanın geçtiğini ve günü gelince yolun zorunlu olarak son bulacağını anlarız.
İnsan kendisini az ötede bekleyen harikulade şeylerin umudunu tadar; gerçi o şeyler henüz uzaktadır ama bir gün onlara ulaşacağı kesin, tartışmasız bir biçimde kesindir.