Andersen'in Prenses ile Bezelye Tanesi masalı geç modem dönem öznesinin aşırı duyarlılığına ilişkin bir mesel olarak okunabilir. Şiltelerin altındaki bir bezelye tanesi geleceğin prensesine o denli acı verir ki bütün gece gözüne uyku girmez. Görünen o ki günümüz insanı "bezelye tanesi üzerindeki prenses sendromu"ndan mustarip. Bu sendromun paradoksu, giderek azalan uyaranın giderek daha fazla acı vermesidir. Acı nesnel olarak saptanabilecek bir büyüklüğe sahip değildir, öznel bir duyumdur. Tıptan beklenenlerin giderek artmasının yanı sıra acının anlamsızlığı en ufak bir acının bile katlanılmaz olarak algılanmasına neden olur.
Bu acının üzerini örtecek, onu katlanılır hale getirecek anlam bağlamları, anlatı, yüksek merciler ve amaçlar da yoktur artık.
Bezelyeyi çekip alacak olsak bu kez de yumuşak şilteler acı verecektir insanlara. Acı veren tam da bizzat hayatın süreduran anlamsızlığıdır.