Yargıçlar piskoposlardan ürkerlerdi, bu iki yetkili birbirleriyle çatıştıklarında yargıç cübbesinin papaz cübbesi karşısında üstün gelme şansı çok azdı.
Bir manastırın tarlasında, bir sarayın merdivenlerinde, bir kilisenin sundurmasında saçları ağaran mahkumlara sık rastlanırdı, bu yüzden yeri de bir tür hapishanedeydi.
Üzüntü ya da pişmanlık duymuyordu; yaptığı her şeyi yeniden yapmaya hazırdı; onu yüzbaşının kollarında görmektensecellafın elleri arasında can vermesini yercih ederdi.
Özellikle Ortaçağ’da halkın toplum içindeki yeri çocuğun aile içindeki konumuna benziyordu. Cahilliği ahlaki ve entellektüel geriliği nedeniyle buna çocukluk çağı da denilebilir ve: Bu çağ acımasızdır.