Nesrin

Güneşe hasret, çetin bir kış geçirmiş, bu yüzden de tabiatı bir hayli sertleşmişti.
Sayfa 51 - April Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam
Sufiler boşuna “Peygamber kokusu gibidir” demiyorlardı ekmek kokusuna. Ekmek, kendisine atfedilen kutsallığı boşa çıkarmaz, sadece kokusuyla bile tokluk hissi vererek, güven ve huzur telkin ederdi.
Sayfa 31 - April Yayıncılık·Kitabı okudu

Nesrin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·252 syf.·
9 günde okudu
·
2024 48. kitabı
Şükrü Erbaş
8.1/10 · 1.386 okunma
Şiir, insanın yalnızlığına tutunma çırpınışının öteki adıdır. Varlığına ilişkin, başkalarının yaptığı tanımları reddedip, insanın kendi anlamını oluşturmasıdır. Zamanın kuşatmasına karşı, bir özgürlük tasarımı oluşturma güzelliğidir. Kalabalığa gönderilen bir yalnızlık elçisidir. İnsanın kendi hayatını, başkalarının mürekkebi ile temize çekmesidir. Bir çocuk bakkaldan çıkıyor, avucunda küçücük bir güneş; şiir, çocuğun bakkala girişidir. Yoksulluğun, arka cebinde taşıdığı aynadır. Işıkların değil, gölgelerin türküsüdür. Bir kadının kirpikleriyle çizdiği gözyaşı haritasına, adamın kuramadığı cümledir şiir. Annelerin güneşe serdiği kış yataklarıdır. Zamanın kalbe açtığı kesiklere, yine zamanın bastığı tütündür.
Sayfa 201 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
“Bir de “amin yerine şiir” diyordu.”
Sayfa 166 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam