uzaktan her şey daha net görünüyor halbuki miyoptum
Ne olacağını kestiremiyorum ama çok sevdiğim bir kız kardeşsin
Bugün biraz kalabalık şekilde çarşıya giderken mesajını görmüştüm. 2-3 kez okudum. Hem şaşırmıştım hem de böyle olumlu beklememiştim. Baya ay geçmişti. İkimizde zor bir dönemden geçiyorduk ve bir şey baya patlak vermişti. Konuşsak da pek ortayı bulamamıştık ki yolları ayırdık. Ama ben onunla kavga etmeyi geçtim bu raddeye gelebileceğimizi ne düşünmüş ne de ihtimal vermiştim: Kırılmıştım sonrasında anlaşılmamıştım. Yine de konuşmayı tercih ederken daha kötü olmuştu ki kopmuştuk. Ondan sonra hiç yazmadım o da yazmadı: Zaten ortada kopma olmuşsa ben hiç yazmazdım. Üzülürdüm vs. ama "Bitti." diyebiliyorsak bitmiştir. Ya da niye başlasın: Başlayacak şeye niye bitti densin? Benim o tarz durumda sonradan yazma gibi bir alışkanlığım yok. Ki kendimde de gerçekten bitirmişsem: Sebep tek başıma bana aitse özür dilemek için yazardım o da yeniden başlasın diye değil. Hata yaptığım ve anladığım, amacımın o yönde olmadığını belli etmek için. Herhangi bir olayın halledebilme süresi benim için en geç 3 gündür. O zamana kadar beklerim sonra beklemem. Bu kim olursa olsun silerim. Bazen değer verdiğin için bir şeyleri sineye çekersin ya, tam orada daha feci kırılırsın. İşte o tarz bir şey olmuştu bana. Bir de onu cidden çok sevip değer vermiştim: İlk kez bir kızla o kadar yakın bağ kurmuştum. Ve pek sosyal değilim. Normal aramalardan nefret ederken görüntülülere hiç tahammülüm olmazdı. Sevmiyordum. Ama onda aynı vakitte kendimize kahve yapmış ve görüntülü ilk buluşmayı gerçekleştirmiştik. Yabancı olduğum bir şeydi ama o buna değerdi ve hiç zorunda hissetmiyordum aksine heyecanlı ve keyifli geçmişti. Zoom' dan seçtiğimiz bir diziyi birlikte izliyorduk. İçerik ona biraz sıkıcı geldi ya da biraz yavaş ilerler gibi. O yüzden bir yerde mayışıyordu. Bu halleri komik ve tatlıydı. Beğenmediyse
Hayata Dair
Reklam
Başarını yok sayan, acını küçümseyen seni sevmiyordur, net.
1000Kitap
Boş insanlar yazmasın mümkünse
Zaqa profilimi ziyaret et ve bana soru sor zaqa.net/Prensesss @zaqanet zaqa.net/Prensesss Bi arkadaştan gördüm diyelim buyurun gelin...
Duygu ve Düşünce
17 yıl boyunca yaşadığı mahallede, ev sınırlarının dahi dışına çıkmasına izin verilmemiş. İlk özgür hissedişi, Tıp Fakültesine gitmek için Beyazıt tramvayına binişi... Hemen bir tıp rozeti alıp iliştiriyor yakasına, ömür boyu da en değerli takım o oldu diyor. Çünkü ilk ortaokul yıllarında başlamış doktorluğu hayal etmeye, üstelik gayet net bu konuda; köy doktoru olmak istiyor. Daha okurken evleniyor. İlk oğlunu dünyaya getirince ilk büyük hastalık, tüberküloz. İkinci oğlunda ikinci defa, ve bu sefer kemiklerine yayılmış. Tam 8 ay yüzüstü yatması gerekiyor. Üstüne 2 yıl boyunca da demir korse giymesi...O demir korse üstündeyken aslanlar gibi sınavları verip mezun oluyor. 1958 yılında, ilk oğluna hamileyken hayatının dönüm noktasını yaşıyor. Cüzzamlılar Pavyonunu görünce! Gencecik, hamile bir kadın, o görüntüye arkasını döneceğine isyan ediyor, o insanlara böyle davranmaya ne hakkımız var diye... O an hayalini kuruyor Lepra Hastanesinin. Ne parası ne gücü var, ama işte "inanç" denen o kuvvet içinde! Bu ülkede cüzzamlılara ilk "eliyle" dokunan doktor o. Önce Cüzzamla Savaş Derneğini kuruyor. 1977de ise hayalini gerçekleştiriyor, Lepra Hastanesi! Öncelikle orada çalışacak doktor ve hemşire bile bulamıyor, korkuyor herkes çünkü. Devletten yardım filan hak getire... "Parasızlık, imkansızlık değil, bahanedir" diyor. Kendisi diğer hastane personeliyle bir olup dikiş makinesinin başına oturup nevresimler dikip kermeslerde satıyor, kullanılmayan sigara filtrelerinden yastıklar yapıyor satıyor gelir olsun diye... Umutsuzluk kitabında yok. "Ömür boyu hep sıfırdan başlamaya hazır hissettim kendimi" diyor, "Başıma en kötü ne gelebilir; tıp diplomamı elimden alırlar. Ee ne var, gider yeniden mezun olurum" Kız çocuklarını okutmak için gayretlerini hepimiz biliyoruz. Ama ya
Benimleydin ama aklın hep eşikteydi. Kapıyı ne tam kapattın ne de içeri girdin. Ben senin o kararsız koridorlarında kaybolmaktan yoruldum. Şimdi ne hissettiğinin, neyi kaçırdığının hiçbir önemi yok. Net olmayan hiçbir şeyi hayatımda istemiyorum; sen dahil.
Reklam
Reklam