7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:58
Netflix dizisi gibi bir roman… Ensest, eşcinsel, biseksüel ve bilumum her türlü ilişki imalı kurgulanmış bir roman… Dili sade, basit ve anlaşılır… Ancak konu kitap bitene kadar gizemini devam ettirip, konu ancak kitap bitimine doğru net anlaşılabiliyor… Esasında konu savaş ve savaş sonrası baskı rejiminin insanları ne hale getirdiğini kesitler halinde sunuyor. Hayal mi, gerçek mi derken roman akıp gidiyor. Sıkılmadan okunulanacak bir kitap olduğunu düşünüyorum…
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
"Amsterdam'da Düello" Üzerine
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:11
İngiliz edebiyatının güçlü kalemlerinden Ian McEwan’ın Amsterdam'da Duello adlı eserini henüz bitirdim. İlk bakışta sıradan bir modern zaman anlatısı gibi dursa da metin kendi içinde birbirine bağlanan birkaç güçlü felsefi ve ahlaki odak noktasına yayılıyor. Roman, durağan gibi görünen ama aslında içten içe kaynayan bir psikolojik gerilim hattında ilerleyerek okurunu zihinsel bir düelloya davet ediyor. Romanın temel tartışma alanlarından biri, kişisel verilerin gizliliği ve basın ahlakı üzerine kurulu. Bir devlet adamının, dışarıya yansıttığı muhafazakâr imajla tamamen zıtlık gösteren mahrem özel hayatı, onun siyasi kariyerini bitirmek için bir silaha dönüştürülebilir mi? Kitabın ana karakterlerinden gazeteci Vernon üzerinden yazar bizleri zorlu bir ikilemle baş başa bırakıyor: Kamuoyunu "aydınlatma" kisvesi altında bir insanın özel hayatını ifşa etmek erdemli bir gazetecilik faaliyeti midir, yoksa tiraj ve şöhret uğruna işlenmiş modern bir cinayet mi? McEwan, medyanın ikiyüzlülüğünü ve hırslar uğruna ahlaki pusulanın nasıl şaştığını oldukça çarpıcı bir şekilde resmediyor. Eserin diğer odak noktası ise sanat, eser üretmek ve "ölümsüzlük" arasındaki o tehlikeli ilişki. Bu tema, romanın diğer ana karakteri olan müzisyen/besteci Clive’ın hayatı ve düşünce dünyası üzerinden ustalıkla dile getirilmiş. Bir sanatçı, başyapıtını yaratma ve ölümsüzlüğe ulaşma arzusuyla gerçek dünyadan, ahlaki sorumluluklardan ve hatta başka hayatların güvenliğinden bile vazgeçebilir mi? Clive’ın yaratım süreci uğruna insani değerleri nasıl hiçe saydığı, sanatın kibrinin insanı nasıl körleştirdiğinin en net göstergesi. ​ Roman başlardan sonlara kadar karakterlerin iç dünyalarındaki ahlaki çürümeyi ağır ve durağan bir tempoyla işliyor. Ancak bu durağanlık, okuru rehavete sürüklemek için özenle
Amsterdam'da DüelloIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019537 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·432 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:20
Eğer kendi çapımda her Türk gencinin okuması gereken kitaplar başlıklı bir liste hazırlamam gerekseydi kesinlikle bu listenin başlarına bu kitabı alırdım. Yıllarca Osmanlı'nın yıkılmasında en büyük etkene sahip olan ajanın Lawrence olduğu söylendi ve anlatıldı bize, nitekim payı da var lakin dönemin cinsiyetçi tavrını da düşünürsek Gertrude Bell'in Lawrence'dan çok daha ciddi ve kritik öneme sahip olduğunu fakat yeterince tanınmadığını anlamamız gerekir. (Kitapta da zaten bu konuya değinilmiş.) Kitapta Gertrude Bell'in hayatı ve faaliyetleri ciddi bir şekilde ele alınıp inceleniyor fakat sanılanın aksine eser sadece bir biyografi kitabı değil. Dönemin Orta Doğusu, Osmanlı Devleti'nin son dönemleri, İngilizlerin Orta Doğu üzerindeki emelleri, dönemin Arap Şeyhleri ve aralarındaki iletişimler, Türklerin ve Osmanlı'nın bölgedeki durumu, Kürt meselesi, Kral Faysal ve Irak da ciddi şekilde kaleme alınmış. İngilizlerin Orta Doğu'yu adım adım nasıl parçaladıklarını ve sömürge haline getirdiklerini çok net bir şekilde görebilirsiniz. Kitabı okuyup bitirdiğinizde 100 yıl önce Orta Doğu'da yapılanların bugün hala farklı piyonlar üzerinden aynı şekilde ülkemizde ve bütün Orta Doğuda uygulandığını görüyorsunuz. Günümüz Orta Doğusunu da anlamak için güzel bir eser.
Sınırları Çizen KadınTaha Niyazi Karaca · Kronik Kitap · 2018284 okunma
Vaadini gerçekleştiriyor ama niş bir kitleye hitap ediyor.
7/10
·456 syf.··
2026 263. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:57
Işıklar Söndüğünde daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çekmeyi başaran bir kitap oldu. Hızlı başlayan yapısı ve akıcı anlatımı sayesinde atmosfere girmek hiç zor olmadı. Üstelik anlatım tarzı oldukça sinematikti; birçok sahneyi okurken gözümde net bir şekilde canlandırabildim. Yer yer mizahın da başarılı kullanılması, kitabın temposunu destekleyen unsurlardan biriydi. Ancak bu kitapla ilgili en önemli nokta, daha kapağını açmadan önce yapılan içerik uyarısını ciddiye almak gerektiği. Kitap yoğun smut, takipçi erotikası ve çeşitli tetikleyici unsurlar içeriyor. Bu tarz içeriklerden hoşlanmayan ya da rahatsız olabilecek okurlar için uygun bir tercih olduğunu düşünmüyorum. Smut oranı benim kişisel zevkime göre fazlaydı. Fakat burada kitabı haksız yere eleştirmek istemem. Çünkü yazar daha en başından nasıl bir hikâye anlattığını açıkça söylüyor ve kitap da tam olarak bunu sunuyor. Yani vaat ettiği şey neyse onu yerine getiriyor. Beni asıl düşündüren nokta ise karakterlerin ahlaki yapısı oldu. Bana göre yazar, ahlaki açıdan tartışmalı karakterleri son derece çekici fiziksel özelliklerle sunarak okurun onları daha kolay benimsemesini hedeflemiş gibi görünüyor. Bu tercih bazı okurlar için işe yarayabilir, ancak benim açımdan karakterlerin davranışlarını daha kabul edilebilir hâle getirmedi. Bununla birlikte hikâyenin sürükleyiciliğini inkâr edemem. Akıcı dili, güçlü atmosferi ve sinematik anlatımı sayesinde kitap kendini rahatlıkla okutuyor. Ahlaki açıdan gri ya da tartışmalı karakterleri kurgu içerisinde olduğu gibi kabul edebilen okurlar için oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunabilir. Buna karşılık, bu tarz karakterlerin romantize edilmesinden hoşlanmayan veya ahlaki çarpıklık içeren ilişkileri okumayı tercih etmeyen okurların kitaptan uzak durması daha doğru
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025582 okunma
1/10
·344 syf.··
2026 43. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 05:27
Daha önce Kilitli Kapı ve Hizmetçi serisini okumuş bir okur olarak, Freida McFadden’ın popüler kurgu diline ve ters köşe formüllerine aşinaydım. Ancak yazarın son romanı Öğretmen, benim için sadece bir hayal kırıklığı değil, aynı zamanda McFadden defterini tamamen kapatmama sebep olan edebi bir sınır ihlali oldu. Net bir şekilde ifade etmeliyim ki; eğer yazarla tanışma kitabım bu olsaydı, kesinlikle başka hiçbir eserini elime almazdım. Bir psikolojik gerilim romanından beklenti, zekice örülmüş bir olay örgüsü ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerinde nitelikli bir yolculuktur. Oysa bu eserde yazar, en hassas, en kırmızı çizgi sayılması gereken pedofili konusunu merkezine alıyor. Üstelik bu ağır ve hastalıklı konuyu derinlemesine incelemek yerine, adeta ona bir güzelleme yapıyor izlenimi veren, derinlikten yoksun ve yüzeysel bir yaklaşımla servis ediyor. Okurken hissettiğim şey edebi bir gerilim değil, kelimenin tam anlamıyla fiziksel bir mide bulantısıydı. Kitabın son sayfasına kadar, popüler gerilim türünün o tanıdık formüllerine sığınarak, bu iğrenç tablonun altından zekice bir ters köşe çıkmasını umut ettim. Yazarın bu hassasiyeti ucuz bir manipülasyon aracı olarak kullanmadığını kanıtlayacak bir edebi hamle bekledim. Fakat maalesef yanıldım. Kitabın vadettiği o "büyük ters köşe" bile, ele alınan konunun kendisi kadar iğrenç, rasyonaliteden uzak ve rahatsız ediciydi. Öğretmen, sırf okuyucuyu şoke etmek adına ahlaki ve etik sınırların nasıl hoyratça çiğnenebileceğinin hazin bir örneği. Kurgusal bir şaşırtmaca uğruna böylesi bir tabuyu hafifleştiren, edebi derinlikten uzak ve basitleştirilmiş bu tarz yapay metinler, nitelikli gerilim edebiyatına hiçbir katkı sunmuyor. Benim için bu yazarlık anlayışı ve bu kitap, bir daha açılmamak üzere kapanmış bir sayfadır.
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,958 okunma
Unutmak Kurtuluşsa, Hatırlamak Neden Hâlâ İnsan Kalmanın Bedeli?
Puan vermedi·274 syf.··
2026 133. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:13
I—BAŞLANGIÇ: Şimal Yıldızı: Unutmanın Kurtuluş, Hatırlamanın Yangın Olduğu Bir Dünya Bazı kitaplar vardır; kapağını kapatırsınız ama içindeki karanlık bir süre daha odada kalır. Şimal Yıldızı benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Oğuz Yılmaz, bu eserinde sadece yıkılmış bir dünyanın hikâyesini anlatmıyor; yıkılmış insanın, kırılmış hafızanın, susmuş vicdanın ve hâlâ bir yerlerde titrek de olsa yanmaya çalışan umudun hikâyesini anlatıyor. Kitabı okurken şunu çok net hissettim: Burada asıl mesele dünyanın sonu değil; insanın, dünyanın sonundan sonra bile insan kalıp kalamayacağı. II—İNCELEME: Romanın atmosferi karanlık. Hatta yer yer insanın içine işleyen, boğucu, sisli ve soğuk bir karanlık bu. Ama bu karanlık sıradan bir dekor değil. Yazar, distopik bir evren kurarken aslında bugünün insanına da ayna tutuyor. Çünkü kitapta gördüğümüz o yıkım, sadece dışarıdaki şehirlerde, sistemlerde, düzenlerde yaşanmıyor; insanın içinde de yaşanıyor. Hafıza, unutmak, geçmiş, korku, kibir, inanç, yara, direniş ve insan kalma meselesi romanın damarlarında dolaşıyor. Hele bazı cümleler var ki, insan onları okuyup geçemiyor. Bir yerde durmak, nefes almak, hatta kendi içindeki eski defterlere bakmak zorunda kalıyor. Bu kitabın en güçlü tarafı bence tam da burada: Oğuz Yılmaz, büyük büyük olaylar anlatırken bile insanın en küçük iç sızısını unutmuyor. Distopya yazıyor ama kalbi ihmal etmiyor. Karanlık bir dünya kuruyor ama o dünyanın ortasına insanın iç yangınını yerleştiriyor. Kitapta unutmak bir nimet mi, yoksa insanın kendinden vazgeçmesi mi? Hatırlamak bir lanet mi, yoksa insan kalmanın son şartı mı? Geçmiş gerçekten geride bırakılabilir mi, yoksa insan nereye giderse gitsin kendi kuyusunu da yanında mı taşır? İşte
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202650 okunma