9/10
·40 syf.··
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:18
Hızlıca okuyup bitiriyorsunuz bu kitabı sonra oturduğunuz yere mıhlanıyorsunuz. Öğretilmiş olan adalet, özgürlük, merhamet duygularınız ve düşüncelerinizi karşınıza alıyorsunuz. Nelere rağmen, hangi koşullarda merhametlisiniz, özgürsünüz veya adaletlisiniz bunların kavgasını ediyorsunuz kendinizle. Kaç kere düzeltemediğiniz ama çok üzüldüğünüz , için için isyan ettiğiniz konulara sustunuz? Tokat gibi çağırıyor yüzünüze kitap. Çok uzun süredir bu kadar kısa ve net bir anlatım okumamıştım. İyi okumalar. 
Omelas'ı Bırakıp GidenlerUrsula K. Le Guin · İnka Kitap · 2026271 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:00
Herkese merhaba,Amin Maalouf’un kalemiyle ve Granada’dan Roma’ya uzanan tarihi bir coğrafyayla tanışmak harika olur diye düşünüyordum.Ancak dürüst olmam gerekirse, bu kitapla yıldızımız pek barışmadı ve sayfaları zar zor, yer yer atlayarak bitirebildim.. Neden mi?Kitap yoğun bir tarih kroniğine sahip ve bu bir süre sonra sıktı beni..Granada, Fas, Kahire, Roma derken her seferinde hikayeye dahil olan onlarca tarihi şahıs var. Bir noktadan sonra kim kimdi, kiminle ne bağı vardı derken karakter kalabalığı içinde kayboldum,buna birde Maalouf’un sakin ve detaycı üslubu da eklenince iyice uzaklaştım. Afrikalı Leo kesinlikle çok katmanlı, muazzam bir emeğin ürünü ve çok güçlü bir biyografik roman. Tarihi sevenler için bir başyapıt olabilir. Ancak benim gibi daha dinamik, odak noktası net ve akıcı bir tempo arayanlar için okuması epey sabır gerektiren, yorucu bir deneyim.. Herkese keyifli okumalar dilerim,kitapla kalın..
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2026 24. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:49
Tarih, kazananlar tarafından yazılır derler; tıp tarihi de kadınların bilgisinin, emeğinin ve şifasının nasıl çalındığının tarihidir. Cadılar, Ebeler ve Hemşireler kitabını okurken içimdeki adalet duygusunun nasıl sarsıldığını tarif edemem.Kitap, cadı avlarının aslında tıp alanındaki ilk büyük tasfiye hareketi olduğunu gözler önüne seriyor. Halkın içinden çıkan, bitkileri tanıyan, doğumu kolaylaştıran o bilge kadınlar, eğitimli elit erkeklerin kurduğu tıp tekeline kurban edilmiş. Kadınlar şifacıyken birden sadece emir kulu olan ‘hemşireler’ konumuna indirgenmiş.Okurken ‘biz bu günlere nasıl geldik’ sorusunun cevabını çok net görüyorsunuz. Kısa ama tokat gibi çarpan, her kadının kütüphanesinde bulunması gereken bir manifesto niteliğinde. Kendi tarihimizi öğrenmek ve unutturulan şifacı kadınlara neler yapıldığını -ki bu acımasızca canilik -kesinlikle okumalısınız. Keyifli okumalar
Cadılar, Ebeler ve HemşirelerBarbara Ehrenreich · Pinhan Yayıncılık · 2023599 okunma
8/10
·464 syf.··
2026 34. kitabı
Merhaba bugün sizlere sevgili @selinsafakkaleminden in yazmış olduğu "Adsız Serisi"nin son kitabı olan "AS" ile geldim. Bazı seriler son kitaba ulaştığında gücünü kaybeder, bazıları ise son adımıyla tüm geçmişi baştan yazdırır. Karşımızda tam olarak ikincisi var. İlk iki kitap boyunca , o bildiğimiz "küfürbaz" ve narsist Adsız’ın hikayesi, bu sonda bir istihbarat savaşı olmaktan çıkıp tüm dünyayı sarsan bir ağa dönüşüyor Bu kitapta öğreniyoruz ki, Adsız’ın hayatını çalan o "proje çocuk" meselesi meğer tüm dünyaya kök salmış küresel bir olaymış. Kahramanımızın diğer ülkelerdeki proje çocuklarının izini sürüyor.Üstelik yazar bizi sadece ana karakterle sınırlı bırakmıyor; Müge başta olmak üzere en güvendiğimiz karakterlerin bile arkasından çıkan hayat hikayeleri ve akılalmaz ters köşeler, insan ilişkilerinin ne kadar güvenilmez olduğunu gösteriyor. Yazarın ilk iki kitaptaki o sürükleyici ve merak uyandıran tarzı, bu son kitapta tam anlamıyla zirve ulaşmış.Bu kez sadece operasyonları okumuyoruz; yazar insan ruhunun en derin acılarını adeta kalbimize mühürlüyor. Adsız’ın etrafındaki herkes birer birer maskesini düşürürken kime güveneceğini şaşırdığı o çaresizlik, okuyucuya bir nefes darlığı gibi geçiyor. Babasını kaybettiği o sarsıcı anlarda yazarın kullandığı dil öyle net ki; karakterin içindeki o sert adamın nasıl bir çocuğa dönüştüğünü iliklerimize kadar hissediyoruz. Ferah ile kurmaya çalıştığı o yuvaya ve doğacak bebeğine tutunmaya çalışan kahramanımız, geçirdiği ağır yüz değiştirme ameliyatından sonra artık tamamen başka biri oluyor.Artık sayısız maskenin arkasına saklanan bir gölge değil; acısıyla, pişmanlığıyla ve nihayet kavuştuğu gerçek ismiyle Yusuf. Bir projeden doğup, acıyla yoğrularak gerçek bir insana dönüşen Yusuf’un bu son anlarını
İnsan ve Duygular
AsSelin Şafak · Hasrem Yayınları · 202518 okunma
Puan vermedi·147 syf.·
2026 32. kitabı
Nur Yaramaz ‘dan Kelebeğin Ömrü Kelebeğin Ömrü, yazarın kendi yaşam öyküsünü "duraklar" üzerinden kurguladığı bir otobiyografik deneme kitabı. Yazar, hayatın içinden geçen her duyguyu ve her dönemi birer durak olarak betimlemiş; okuru bu duraklarda kısa ama derin molalar vermeye davet ediyor. Kitap, Kelebek Durağı ile naif bir başlangıç yapıp Sevgi Durağı ile derinleşiyor ve bazı duraklarda içimdeki isyanın haykırdığı doğrudur. Yazar, sevginin en temel ihtiyaç olduğunu ve her yarayı iyileştirebilecek bir güce sahip olduğunu güçlü bir şekilde vurguluyor. Ancak kitabın "Sevgi Durağı" bölümünde değindiği bir nokta, okur olarak benimle ayrıştığı bir yer oldu; aileden görülmeyen sevgisizliğin kök nedeni olarak "onların da sevgi görmemiş olmasını" öne sürüyor. Kişisel kanaatimce, bu gerekçe maruz kalınan sevgisizliği hafifletmeye yetmiyor. Geçmişin döngüsü, bugünün eksikliğini her zaman haklı çıkaramaz. Bu kitabı kısaca bir "içini dökme kitabı" olarak tanımlayabilirim. Yazar, susmanın anlamsızlaştığı noktada "yazacağım" diyerek duygularını haykırmayı seçmiş. Edebi derinliği tartışmaya açık olsa da anlatmak istediği mesaj oldukça net ve doğrudan. Akıcı ve kısa bölümlerden oluşması sayesinde oldukça hızlı bitirilebilen, yormayan bir eser. “Bazen başlaman gerekir her şeye yeniden; geç kalmadan, ölüm gelmeden ve korkusu sarmadan bedenini, geç kalmamak gerekir bazen birine ya da kendine ama en çok kendine.” "Yalnız kaldım, çok yalnız kaldım çünkü hepsinin kıymetli vakitleri vardı ama bana ayıracak vakitleri yoktu ben de yalnız kalmayı tercih ettim." “Kim bilir belki kelebekler de veda ederken gülümsüyorlardır.”
Kelebeğin ÖmrüNur Yaramaz · Parga Yayınevi · 202115 okunma
Dune Mesihi
Puan vermedi·296 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 15:28
Kutsal Savaşın Ardındaki Hayal Kırıklığı: Dune Mesihi Dune Mesihi, ilk kitaptaki o büyük zaferin aslında ne kadar ağır bir faturası olduğunu gösterir. Frank Herbert bu kitapta "kahramanlık" masalını yerle bir eder. Hikaye, evrenin en güçlü kralı olan bir adamın, kendi kurduğu dinsel ve siyasi düzenin içinde nasıl çaresizce sıkışıp kaldığını anlatır. Galaksiyi ele geçiren Paul Atreides (Muad'Dib), artık mutlu bir fatih değil, geleceği görme yeteneği yüzünden adeta bir hapishaneye kapatılmış trajik bir liderdir. Din adına çıkan ve durduramadığı o kanlı kutsal savaş milyarlarca insanın canını almıştır. Çevresi komplolarla sarılan Paul, her saniyesini önceden bildiği bir hayatı yaşamak zorunda kalan melankolik bir köleye dönüşür. Kitap bize çok net bir uyarı yapar: Bir lideri gözünüzde çok fazla büyütüp onu kutsallaştırırsanız, hem o lideri hem de kendinizi geri dönüşü olmayan bir felakete sürüklersiniz. Günün sonunda kurtarıcılar, insanların onlara yüklediği büyük anlamların ilk kurbanı olurlar.
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma
Reklam
Reklam