İş işten geçtikten sonra tabii
Ben sevgim öfkem kadar yoğun ve gerçek. Bigün bunu bi başkasının ihanetini görünce daha net anlayacaksın.
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gerçekten şuna az kaldı tam net emin olacağım Erkekler kadınlar kadar hiç düşünmüyor sanki düz yolda ilerliyorlar ama kadınlar herşeyi aşırı düşüşünüyor kafasında binbir çeşit senaryolar kuruyor. Acaba erkeklerde mi biraz böyle olsa çünkü bazen gerçekten bu düşünce tarzı yüzden anlaşamıyor insan. Hatta bazı erkeklere bişi anlatmaya çalışırken sanki duvara anlatıyırmuşsun gibi oluyor... Ben bunları herkes böyle falan diye yazmadım illa olmayanlarda vardır tabi benimkisi sadece gözlemler dayalı bir yorum...
Çıraklık' ve %62'lik Yapay Zeka Primi
PwC'nin 15 Haziran 2026'da yayınladığı Küresel YZ İstihdam Barometresi, şimdiye kadar duyduğunuz tüm dar kapsamlı, küçük çaplı anketleri çöpe atıyor. 6 kıtadan ve 27 ülkeden toplanan tam 1 milyardan fazla iş ilanı, devasa yapay zeka algoritmalarıyla tarandı ve ortaya çıkan fotoğraf son derece net. İşte detaylar: workshopers.com/blog/buyuk-kari...
Kitaplar, kütüphane, kalabalık ve yalnızlık
Dün hem güzel hem de biraz değişik bir kitaba başladım ve çoook uzun aradan sonra ilk kez bir kitabı okurken sabahladım: Akşamımı, uyku saatimi tamamen onunla değerlendirdim. Bunu lise de çok yapardım. İnsanların saçma Dünya sisteminde kafeste gibi hissederdim ve sanki onlar bana nasıl açacağımı ya da demirlliklerini vs. nasıl bükeceğimi öğretir gibiydi. O yüzden çoğu zaman yemekten, uykudan vs. ödün verirdim. Ve bu 16 saati bile bulabilirdi. Kitabı okurken bazen sesli düşünüp kahkaha attığım veya ağladığım için hastane gibi hissettiren kütüphaneleri sevmemiştim: Ortamı unutup bir kere kahkaha patlatmıştım. Sonrsdan ortak olduğum duyguya şükrederken fark edince kafamı deve kuşu misali gömmüştüm. Gülünce kafanı ya da bakışlarını illa kitaptan kaldırırsın ya, öyle olmuştu. -Ve çoğuna sırtımın dönük olması da şükür sebebimdi.- Bir an kaçmak isterken bir an da kütüphaneden en son çıkmayı istiyordum. Arkadaşlarım halime gülmüştü. Bir süre kitapla yüzümü koruma altına almıştım ve sonra kendime ben de güldüm. Bu tarz şeyler kütüphanede normal değil mi, burada bile bu normallik anormal karşılanıyor. Sınıfların, dışarının ve gün ortasının içinde ders çalışabilen ya da kitap okuyabilen biriydim. Biz sessizliği sınavda pek çoğaltamayacağımızın farkında olarak sesli ortamlarda bağışıklık kazanmıştık. Böylesine de çözümcüldüm. (: O ortamda biri gülseydi ilkte şaşırıp ben de gülerdim. Saçma sapan ya da kötü kötü bakmazdım. Sadece gezinmek ve kitap toplamak için güzeldi. Başka hiçbir albenileri yoktu. Ben mi gariptim onlar mı bilmem ama 1 denemeden sonra hep gitmeye hep bahane bulmuştum. Kasvetli ortam gibi geliyor ve ders çalışma alanı dahi öyle hissettirdi. O an normalde sevdiğim sessizliğin öyle hissettirişini de garipsedim çünkü oraya bayılacağımı düşünüyordum. O yüzden biraz
Duygu ve Düşünce
Haydi bana soru sor
Zaqa.net/Nur06 Birazcık da soru cevap yapalım merak ettiğiniz soruları sorabilirsiniz hepinizi bekliyorum sorun gelsin bakalım...
Soru-Cevap