Sessizliğin Ağırlığı
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Sándor Márai'nin adını duymuştum ama Mumlar Sonuna Kadar Yanar benim için gerçek bir keşif oldu. Kırk bir yıl. İki eski dost. Ve tek bir gece. Roman boyunca Henrik'in o uzun bekleyişini, taşıdığı soruları, dingin ama ağır öfkesini okuyorsunuz. Ama beni asıl sarsan o tek gecelik yüzleşmeydi. Márai, yıllarca birikmiş her şeyi tek bir akşam yemeği masasına sığdırıyor — ve bunu yaparken ne acele ediyor ne de boşa harcıyor. Her cümle yerli yerinde. Konrad bende en derin izi bırakan karakter oldu. Çok az konuşuyor ama varlığı sayfaları dolduruyor. Kaçan mı, yoksa en dürüst olanı mı — bu soruyu hâlâ düşünüyorum. Dostluk, ihanet, sadakat… Márai bunları vaaz vermeden, yargılamadan yazıyor. Kitap bittiğinde net cevaplar değil, ağır sorular kalıyor geriye. Ve bu tam olarak istediğim şeydi.
Duygu ve Düşünce
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel Zihin | Dr. Biliana Todorova “Bilinçaltınız gerçek ile hayali ayırt etmez — ona ne beslerseniz, onu yaşarsınız.” Dr. Biliana Todorova, bilinçaltını sadece bir kavram olarak değil, hayatınızın yönünü belirleyen güçlü bir motor olarak karşımıza çıkarıyor. Sıkıcı terimler yerine, nörobilimsel gerçekleri sade, samimi ve etkileyici bir dille anlatıyor. Kitabın en güzel yanı teoriyle pratiği birbirinden ayırmaması:• Sınırlayıcı inançlarınızın nereden geldiğini keşfedecek• Olumsuz düşünce kalıplarını nasıl kıracağınızı öğrenecek• Zihninizi huzur, başarı ve özgüven için yeniden programlayacaksınız• Her bölümün sonunda hemen günlük hayata uygulayabileceğiniz egzersizler sizi bekliyor Yazarın kendi dönüşüm hikâyesi de sayfalara ilham katıyor: “Ben de bir zamanlar özgüvensizdim — zihnimi yeniden yapılandırdığımda her şey değişti” diyor ve bu yolu adım adım gösteriyor. Bir hafta sonunda bitireceğiniz ama etkisi yıllarca sürecek bir rehber. Eğer “Hayatımda gerçek değişimi nasıl başlatırım?” diye soruyorsanız, cevabı bu sayfalarda saklı Kitaptan Unutulmaz Bir Alıntı: “Bilinçaltınız sizin en sadık hizmetçinizdir; ona net, olumlu mesajlar verin, size istediğiniz sonucu getirir.” #GüçlüBilinçaltıMükemmelZihin
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202676 okunma
Reklam
8/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kitabın dili çok iyi, anlatım akıcı. Mizahi yönü de çok kuvvetli ve karakterlerin yaratımı başarılı. Gerçek birer insan gibi hissediyorsunuz onları. İki puanı bazı 2+2=4 eder şeklindeki kesin ve net ahlaki kıstasları beyin kirletecek şekilde bükmesinden kırdım. Tamam öznel anlatım tamam karakterler bozuk amaaaa…. Bu kadar da güzellemesi yapılamayacak bazı şeyler vardır. Yazar ileri gitmiş.
Margo'nun Paraya İhtiyacı VarRufi Thorpe · Domingo Yayınevi · 2025147 okunma
10/10
·304 syf.··
2026 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 10:32
“Zaman”ın bizim için ne kadar değerli olduğunu fantastik-kurgu olarak anlatan güzel bir çocuk edebiyatı romanı. 1973 yılında yayımlanmış olan eser, günümüzü gayet net ve gerçek şekilde yansıtıyor. “İnsanların artık kendine ve sevdiklerine ayıracak vakitleri kalmadığı zaman dünyanın sonu yaklaşıyor demektir. Çünkü zaman aslında insanın yüreğinde anlam kazanan bir kavramdır.” İşte kitabın temelinde anlatılmak istenen düşünce tam da bu oluyor. Çocuk romanı olarak düşünmeyin, yetişkin olarak mutlaka “Okuduklarım” listenize ekleyin :)
1000Kitap
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 83. kitabı
"Buna bir din savaşı dense değildi. Bir uluslar çatışması dense değildi. Neden para, petrol, falan filan hiç değildi. Bilinen tarihte bu kadar devletin bir araya gelerek böyle bir caniliği yaptığı bir olay daha yoktu. Her dinden her soydan her coğrafyadan gelen insanların, silahların tek bir amacı vardı. Bir milleti belli bir coğrafyada yaşıyor olmaları nedeniyle geçmişteki ilkelerini bütün düşmanlara karşı korumaları nedeniyle ve belki de en önemlisi son yirmi yılda dünyadaki konumunu kendisine verilen rolü kabul etmemesi, bağımsız hareket edebilme kabiliyetini kazanmış olmasından dolayıydı. Onları millet yapmış olan ne varsa hepsi ile birlikte ortadan kaldırmak." Düzen: devletin bekası için ortaya çıkan özel yetenekli, ailesinde de geçmişte önemli görevlerde bulunmuş insanların çocuklarının küçük yaşlarda alınıp özel koşullarda eğitilip devletin ihtiyaç duyduğunda destek almasını sağlayan sistemin ismi. Sistemin işlenişini yazar hiçbir açık kalmayacak şekilde kurgulamış ki insan vay be böyle olsaydı gerçekte ne olurdu kim bilir diyor. Bu sistemin birebir kopyasını yapan başka ülkeler Düzen'i sarsmaya ve devlet için tehlikenin boyutlarını artırmaya başlar. Sistemdeki insanlar göreve çağrılır ve çıkan savaşta nasıl bir sonuç ortaya çıkacak halkı neler bekliyor derken 142 sayfa akıp gitti. Yazarın kaleminden okuma yapmayı sevdim, sade ve anlaşılır. Verilmek istenen mesaj net : "Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan her sisteme karşı bir olmak, güçlü olmak." ~ "Düzen, insanların kontrolünde oldukça kusursuz olmayacak ama mutlaka düzenin gerçek sahibi bir gün emanetini geri isteyecek. İşte o zaman gerçek düzen sağlanacak, o zamana kadar hepimiz sadece gerçeğe en yakın, bir rüyanın esirleri olacağız." @mstf_dilsiz @oceangirlbook @perseusyayinevi Reklam değil.
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202414 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 07:39
İlk kez Friedrich Nietzsche okudum ve dürüst olmak gerekirse bugüne kadar karşılaştığım tüm filozoflardan bambaşka bir yerde duruyor. Adam felsefe yapmıyor, âdeta eline bir çekiç alıp yüzyıllardır kutsal sayılan ne varsa hepsini kırıp döküyor.Kitap boyunca zihnime kazınan en büyük gerçek şu oldu: Nietzsche, insanın kendisinin diğer her şeyden, tüm o soyut kavramlardan çok daha üstün olduğunu resmen gözümüze sokuyor.Ona göre geleneksel din ve ahlak anlayışları, insanı iyileştirmek falan istemiyor. Tam aksine, insanı belirli kalıplara sokup, içindeki o vahşi ve güçlü yaşam enerjisini elinden alan, insanı zayıflatan görüşlerden başka bir şey değiller. Bir hayvanı kafese tıkıp nasıl hastalandırıyorsak, dinler de insanı korkuyla, suçluluk duygusuyla öyle uysallaştırıyor.Nietzsche’nin bize verdiği asıl büyük öğüt çok net: Ne dinlerin emirlerine göre ne de başka insanların ne düşüneceğine göre şekillenmeyin. Bir elmas gibi sert olun ve sadece ama sadece kendiniz olun! Eğer hayatta acı çekiyorsanız da oturup zayıflar gibi üzülmeyin; çünkü o meşhur mottosunda da dediği gibi: "Beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir." Acı, bu hayatın tuzu biberidir ve insanı olgunlaştırıp elmas gibi parlatan asıl şeydir.Sahte putlardan arınıp kendi hayatının efendisi olmak isteyen herkesin bu çekiç darbeleriyle tanışması gerekiyor.
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
Reklam
Reklam