"İnsanı insan olarak düşünün ve onun dünya ile ilişkileri de insanca olsun, o zaman sevgiyi sadece sevgiyle, güveni güvenle vs. değiştirebilirsiniz. Eğer sanattan tat almak istiyorsanız, sanatkârca eğitilmiş olmanız gerekir. Eğer başka insanları etkilemek istiyorsanız, onlar üzerinde gerçekten uyarıcı ve geliştirici etki yapan bir kişi olmalısınız, insanlarla ve doğayla olan her ilişkiniz, sizin iradenizin nesnesi olan, gerçek bireysel yaşamınızın en net yansıması olmalıdır. Eğer sevginiz sevgi doğurmuyorsa bu, sevginizin sevgi üretmediği anlamını taşır. Eğer seven kişi olarak yaşamınızı ortaya koyuyor ama sevilen bir kişi olamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür. Şanssızlıktır."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçek ve kalıcı mutluluk; Her türlü zayıflığı yenebileceğinizi net bir şekilde anladığınız gün hayatınıza gelir.
(Yani bilinçaltınızın sorunlarınızı çözebileceğini, bedeninizi iyileştirebileceğini ve sizi aklınızın dahi alamayacağı kadar refaha kavuşturabileceğini anladığınız gün).
Karmaşayla boğuşmayı gurur sayan insan aklı, basit çözümleri onursuzluk sanıyor olabilir.
Oysa doğada onur, ego ve kompleks de yoktur.
Her şey akışa tabidir...
Gerçek çözüm, her zaman basit, kısa ve net olandır.
Batı bilimi; çok sonraları İslâm Bilim dünyasında yaşanan durağanlıktan istifade ederek ve yine onların kaynaklarını kullanarak daha aydın bir dünyaya yelken açtı . Bu ilerlemenin gerçek rol sahipleri ise hiç bahsetmedikleri Müslüman ilim dünyasının insanlarıydı. Bu konu hakkında, en net açıklamalardan birini Aydın Sayılı yapmıştır. Bu isim hakkında hiçbir fikrin yok mu ? O zaman hemen 5 liranın arka yüzündeki resme bak! Kendisi Harvard Üniversitesi'nde, Bilim Tarihi alanında ilk doktora derecesi alan kişidir. Türkiye'de Bilim Tarihi'nin temelinin oluşmasını sağlayan isim aynı zamanda...
Diyor ki: " Batı Avrupa'nın, bilgisizlik karanlığından kurtulması, İslam dünyasından aldığı feyz sayesinde mümkün olmuştur."
Kiyosaki, geleneksel eğitim ve başarı algısı ile gerçek finansal zeka arasındaki o derin uçurumu şu sarsıcı tespitiyle özetler:
"Yoksul ve orta sınıf insanlar evlerinin en büyük yatırımları olduğunu düşünürler. Zenginler ise bir evin varlık değil, ceplerinden sürekli para çıkaran bir yükümlülük olduğunu bilir. Gerçek finansal okuryazarlık, varlıklar ile yükümlülükler arasındaki farkı net olarak görebilmektir."