Hangi sözde gerçeğe yakınlaşırsak yakınlaşalım onun kurgusal tarafını görebilmeye başlıyoruz ve sonunda "bu da değilmiş" diyoruz. Yazıyoruz, çiziyoruz, düşünüyoruz, "görünüyoruz" ama tüm bu şeylere belki on yıl sonra dönüp baktığımızda "meh!" diyebileceğimizi daha şimdiden öngörüyor olma farkındalığımızdan rahatsızlık duyuyoruz. Bunun farkındalığıyla felsefe yapıyoruz, psikoloji konuşuyoruz hatta sıklıkla ilişkilerimizde bile bu farkındalığı arıyoruz ve sonuç olarak bu farkındalığın kendisini bir viral içeriğe dönüştürmeye başlıyoruz. Ve viralleşen her içerik, tacirlerin ve fenomenlerin sattığı birer ürüne dönüşüyor, fakat bu onu illa da kavradıkları ya da farkında oldukları anlamına gelmiyor. Ve bu farkındalıklar hem ulusal hem de bireysel kimlik sancıları yaşanmasına neden oluyor. Parça parça fark ettiğimiz tüm bu kurgusallık bizde mutlak bir gerçeğin olmadığına yönelik bir sezgi uyandırıyor. Ve bu sezginin kendisinin de bir kurgu olup olmadığı konusunda kafalarımız karışık.