Bütün bunlara ilaveten mütevazılığı aşırıya kaçırıp şeytanın avukatlığını yapmamakta kararlı olduğumu belirtmek isterim. Bunun yerine hakikate elimden geldiğince sözcülük yapacağım.
Çünkü neyin gerçekten saygıyı hak ettiğini değil neyin saygı gördüğünü göz önünde bulunduruyor.
Hayatlarımızda bir avuç insan tanıyor ancak bir dolu palto ve pantolon görüyoruz .
O yüzden ben de önyargılarımızdan kurtulmak için hâla çok geç olmadığını söylemek istiyorum . Hiçbir düşünce yada davranış biçimi , ne kadar köklü olursa olsun bize somut bir şeyler göstermediği takdirde güvenimizi hak etmez...