Zenginler huzur içinde yaşarken, fakirleri köleleri yaparlar. Yaşamak için çalışmak zorundayız, aldığımız para öyle az ki hayatta kalmamıza bile yetmiyor. Gün boyu onlar için ter döküyoruz, onlarsa hazine sandıklarında altınlar biriktiriyorlar. Fakat bizim çocuklarımız onlardan önce ölüyorlar ve sevdiğimiz insanların yüzleri, solup çöküyor. Üzümleri biz ayaklarımızla eziyoruz, şarabını onlar içiyorlar. Mısırları biz ekiyoruz; fakat sofrası boş olan bizleriz. Zincirlerimiz var ancak hiçbir göz onları görmüyor, biz köleler olsak da, insanlar bize özgür diyor.
Aşk muhakkak muhteşem bir şey. Zümrütlerden kıymetli, panzehir taşlarından pahalıdır aşk. Ne incilerle, kan kırmızı narlarla satın alınabilir, ne de pazarda satılabilir aşk… Tacirlerden alamazsın onu; bir kefede aşk, diğerinde altın olsa yine de tartamazsın.