"Daha kötüsü ne, biliyor musun? Özlem duymamız gereken bir özgürlüğün var olduğundan bile bihaberdik."
12 yaşına kadar karşı cinsiyetin varlığından bihaber olarak, ağaçta yetiştiğini zannederek, B.A.B.A. tarafından büyütülen 26 oğlan çocuğu. Alfabe Oğlanları olarak anılan çocuklara isimleri alfabetik sıraya göre A,B,C...J...Z olarak verilmiş ve yaşamları kocaman bir yalan üzerine kurulu. Ebeveyn denilen yapıda yaşıyorlar, her sabah Teftiş var hastalanıp, çürüyüp çürümediklerini anlamak için. Yanlışlıkla çürümüşlerse, karşı cinsin varlığından haberdar olmuşlarsa, A ve Z gibi, ceza olarak Köşe'ye gönderiliyorlar, yani ölüme.
Bir de tam 5 km uzaklıkta bu yapının tam tersi olarak Harf Kızları var. Onlarda da J Köşe'ye gönderilmiş. İki tarafın da yazarı var ve sadece istenilen hedefe yönelik hikayeler yazıyor. Ergenlik dönemine girmek üzere olan bu çocukların akılları karışık, değişime hazırlık dönemi ve her etkiye açıklar. Hedeflenen şey "Dikkati dağıtan karşı cins olmadan zihinsel gelişim ile mükemmel dehalar üretmek." Ancak yazarımız bunun yanlış olduğunu düşünmeye başlıyor, artık bu yalana ortak olmak istemiyor ve sonunda gerçekleri yazarak oğlanları bilgilendirmek istiyor. İki kulede de farklı şekillerde doğrular açığa çıkıyor. Tehlikeli maceralara atılıyor oğlan ve kızlarımız.
"Zira bildiğin her şeyi tek bir kaynaktan öğrenmekten daha kötü bir şey varsa o da duyduklarına körü körüne inanmaktır."
Bu yalanlar üzerine kurulu hayat kitapta da bir bölümde bahsi geçtiği üzere "mağara alegorisi" kullanılıyor. Çocuklar sadece onlara öğretilen hayatın doğru olduğuna inanıyor. Bunun dışında olan bir dünya onlara fantastik ve imkansız geliyor. Mağaradan çıkan çocuk, doğruları öğrenen çocuk şok geçiriyor, neye inanması gerektiğine karar veremiyor. Acaba güvenli alana dönsem
YouTube kitap kanalımda Aslı Arslan'ı ve Sokak Nöbetçileri kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/-AXqTQjVFOk
Merhaba arkadaşlar… Evet. Bugün ben yine bir Wattpad kitabı okudum. Peki, bilin bakalım ne oldu? Bu kitap da bir erkekle bir kızın toksik aşkını anlatıyor. Aa, ne kadar şaşırtıcı değil mi?
İncelemeye başlamadan önce yine şunu söylemem gerek. Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak bu tür kitaplarla vakit kaybetmemeniz açısından daha nitelikli kitaplar önerdim, o yüzden kitap önerileri için yorumlara bakabilirsiniz.
Sokak Nöbetçileri kitabı, Helin adındaki bir kızın Sokak Nöbetçileri adındaki bir çocuk grubuna ilk aşamada ajan olarak sızmasını anlatıyor. Ama olaylar sadece bununla kalır mı? Eğer o kitap bir Wattpad kitabıysa tabii ki kalmaz. Helin gider Yankı adındaki bir çocuğa aşık olur. Kendini ezdirir. Onun himayesi altına girer. Kendi kendine yetebilen bir kadın olmaktan çıkar, sürekli “erkeğinin” etrafında döner durur. Bütün olay bu. Peki, bunu anlatmak için 720 sayfa yazmak da ne demek? Kutsal kitap mı okuyoruz mübarek?
Dürüst olmak gerekirse, kitabın başlarında sokakta büyümek zorunda kalmış çocukların hikayeleri anlatılacağı için heyecanlanmıştım. Çünkü kulağa çekici gelen bir konu. Hakan Günday’ın kitaplarını hatırladım hatta. Yazarın Yankı, Mutlu, Işık, Lal ve Bartu karakterlerini farklı farklı tasarlamasını da sevdim. Düşünsenize… Ben bir Wattpad kitabı okuyorum ve içindeki bir şeyi seviyorum. OHA. Çünkü hepsinin farklı bir karakter özelliği var. Hepsi ayrı ayrı kişiliklere sahip. Bu karakter farklılıkları da kitap boyunca hissediliyor.
Peki neden Wattpad kitaplarının %99’unda okura bir süre sonra toksik bir aşk dayatılıyor? Buradan yazara ve genel olarak Wattpad'de yazmak isteyen insanlara birkaç soru sormak