Ama kabahat sizde değil. Hastasınız. Hastalığınızın adıysa: HAYAL GÜCÜ.
İşte alınlarınızdaki kara çizgileri kemiren kurtçuğun adı bu! Sizi uzaklara, hem de bu “uzaklar” mutluluğun bittiği yer anlamına gelse bile uzaklara koşturan ateş bu! Mutluluk yolundaki son engel bu!
Ama sevinin: Hastalık çoktan yok edildi.
Yol artık açık.
Cennetteki o iki kişi… Onlara seçenek sunulmuştu: Özgürlükten yoksun mutluluk veya mutluluktan yoksun özgürlük. O kadar. Avanaklar özgürlüğü seçti. Ya sonra? Sonra çağlar boyunca zincirlerini özlediler.
Her nasılsa daha önce hiç kafama girmemişti ama şöyleydi: Biz, bu dünyada, her daim fokurdayan, aşağıda, dünyanın barsaklarında saklı bir kızıl ateş denizinin üstünde yürüyoruz ama bunu hiç düşünmüyoruz. Derken ayaklarımızın altındaki ince kabuk birden cama dönüşüyor ve birden görüyoruz. Cama dönüşmüştüm. Kendimi gördüm. İçimi.