Nevin Dayi

Sevgi, dostum Govinda Her şeyin başı gibi görünüyor bana. Dünyanın iç yüzünü görmek, bunu açıklamak ,onu aşağılamak büyük düşünürlerin işidir belki. Ama benim için tek önemli şey,dünyayı sevebilmektir onu aşağılamamak ona ve kendime hınç ve nefret beslememek,ona, kendime ve bütün varlıklara sevgiyle hayranlıkla ve huşu ile bakabilmektir.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya,dostum Govinda ,mükemmellikten yoksun ya da mükemmellik yolunda ağır ağır ilerliyor değildir ;hayır, her an mükemmeldir o,tüm günahlar bağışlanmayı tüm küçük çocuklar yaşlıyı tüm bebekler ölümü tüm ölenler sonsuz yaşamı kendi içinde taşır.Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Bilgi bir başkasına aktarılabilir bilgelik ise hayır.Bilgelik keşfedilebilir ,bilgelik yaşanabilir ,bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı bilgelikle mucizeler yaratılabilir ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilmez.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Bir kimse arıyorsa,gözü aradığı şeyden başkasını görmez,Bir türlü bulmayı beceremez,dışardan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz çünkü aklı fikri aradığı şeyler hep ,çünkü bir amacı vardır çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak ,bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak,dışa açık bulunmak ,hiçbir amacı olmamak. Sen ey saygıdeğer kişi ,belki gerçekten arayan birisin çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Günün birinde insanın canı artık bir şey yapmak istemez.Hiçbir şeyle ilgilenmez Ve kurur gider üstelik bu isteksizlik geçici değildir hatta giderek de artar. Günden güne haftadan haftaya daha kötü olur. İnsan kendinden hoşlanmaz sanki içe bomboştur ve dünyayla bağdaşamaz. Sonraları bu hisler de kalmaz ve hiçbir şey hissetmez olur.Bütün dünyaya yabancılaşmış ve artık hiç kimse onu ilgilendirmez olmuştur. Ne kızgınlık duyar ne de hayranlık. Niye sevinmesini bilir ne de üzülmesini. Gülmeyi de ağlamayı da unutmuştur. Böyle bir insanın içi kaskatı kesilmiştir. Artık hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevemez. Bu durumda artık hastanın iyileşmesini olanak yoktur geriye dönüş kalmamıştır. Bomboş kül rengi bir yüzle ve nefretle çevresine bakar tıpkı duman adamlar gibi. Onlardan biri olup çıkmıştır. Hastalığın adına gelince buna ölümcül can sıkıntısına denir
Sayfa 268