Annem evliliğin benim tek hayalim olduğunu sanıyor. Evet, hayalim ama tek değil ve bir o kadar da kabusum. Yakın çevreden biriyle evlenmek istemiyorum. Zihniyetim sıradan bir mağara adamı değil. Aptal bir adamla evlenemem. Evlilikte eşit bir ahlaka sahip olmayan bir adamı istemem. Kadın haklarına önem veren ve cahil olmayan birini isterim. Annem sanıyor ki dış görünüşüm erkekleri itiyor. Sürekli bakımlı olmam gerektiğini söylüyor. Oysa ben bakımı bir erkek için yapmak istemiyorum. Bunu yapacaksam kendim için yapmak istiyorum. Annem sanıyor ki beni kimse istemiyor. Oysa karşıma çıkan insanlarla uyuşmuyorum. Ben de onları benim istemedikleri kadar istemiyorum. Kendim olduğum için sevilmek istiyorum. Yapmacık biri olamam. Annem sanıyor ki evlilik üreme ve kadının üstüne verilmiş bir çocuk bakımı görevi sadece ve sadece kadının ev işi yaptığı genel olarak bir düzen. Kafası ataerkil çalışıyor. Ben ataerkil bir adam istemiyorum. Kişisel olarak erkek haklarına da önem veriyorum. Karşıdakinin de kadınlar konusunda son derecede eşitlikçi olmasını bekliyorum. 21. yüzyılda önüme gelen biriyle sırf daha iyisi olmaz diye denilip yapılan rezil ötesi evlilikleri istemiyorum. Sadece kadının çocuk büyütüp çalışsa bile erkeğin uzandığı bir sistemi istemiyorum. Sürekli misafirlere hizmet ettiğimiz, evden çıkamıyor gibi olduğumuz bir düzeni istemiyorum. Anne ve babasından kopamamış kuzucukları istemiyorum. Birey olabilmek istiyorum. Birey karşımda olsun istiyorum. İlgili ve sadık bir evlilik istiyorum. Sanki en iyi arkadaşımı bulup evlenmiş gibi. Böyle bir evliliği olmayacaksa insanın niye evlenir ki? Gereksiz. Tek gayesi sadece sürekli kadın arkadaşlarıyla kahve, yemek fotoğrafları sürekli atan evli kadınlardan olmak istemiyorum. Ya da sürekli kocasıyla fotoğraf atan tiplerden olmak