"Onları affet, onlardan özür dile, onlardan uzaklaş. Artık orada sana ait kimse yok, hiç olmadı. Ait olduğum hiçbir yer olmadı. Anlamadılar. İnsan yaşamadığı bir şeyin o kadar yoksunluğunu çekemezdi."
"Hani hep bir yuva aradık ya kendimize, hani evimizi hiç yuva olarak görmedik, hani hep kaçmak istedik babalarımızdan... Hani birileri hep mezarlıklarda uyudu ya bu yüzden. Belki de hepimiz burada yanıldık ve kaplumbağalar haklıydı; yuvamız dört duvarı olan bir beton yığını ya da dizlerinde yatmak istediğimiz anne babalarımız değildi. Kendi zihnimizin içiydi daima ve biz de en çok bu yüzden kaçtık. Kafalarımızın içindeki düşünceler mahvetmedi mi bizi, herkesle savaşıp kendi kendimize yenilmedik mi?"