Ömür başladığı yoldan gidecek, ne kendi rotasını değiştirecek ne de dümeni tümüyle eline alacak.Gürültü yapmayacak, hızına dair seni uyarmayacak, sessizce kayıp gidecek, ne bir kralın buyruğuyla ne de halkın beğenisiyle geciktirilecek.İlk günden nasıl yola koyulduysa, öyle devam edecek, asla yoldan çıkmayacak, asla gecikmeyecek.Peki, olan biten nedir?Meşgulsün, yaşam ise acele ediyor, istesen de istemesen de, vakit ayırman gereken ölüm eninde sonunda yanına varacak.
Hayatının bu döneminde yeni bir şey daha girmişti Zweig’ın hayatına: Koleksiyonerlik… Bir tutku olmuştu.Artık ilgisini bir sanat eserinin kusursuz son noktası değil de o kusursuzluğa erişirken yazarının yaşadığı biyografi ve psikolojik sorunlar, bir sürü kusurlu denemeler çekiyordu.Yani yapıtın mükemmel halini değil de mükemmelliğe giden yolculuğunu merak ediyordu.
Sizi mahveden hiçbir zaman ilk hata değildir, onu takip eden tekrarlı hatalar sarmalıdır.Bir şeyi bir kez kaçırmak kazadır.İki kez kaçırmak ise yeni bir alışkanlığın başlangıcıdır.