“Kadın olmanın tüm zorluklarına rağmen bu dünyadan başı dik ve gülümseyerek geçmiş, geçmekte olan tüm Suzan’lara; bu hayattan eller koparılmış tüm kadınların anısına ithafen…”
İnsana dair o ilk hayal kırıklığıyla beraber, yerine yenileri eklendi. Üst üste eklenerek dağ gibi olan o hayal kırıklığı tepesinin üzerine çıkıp, görünmeyeceği bir mevziye iliştirip kendini, hep dışarıdan izledi sonra dünyayı. Akabinde büyümenin o tatsız şarkısı başladı.
“Bir gül ki düşün
Dikenine dek soldurmuşlar
Gece çökmüş kırmızısına
Hem de o biçim yıldızsız, karanlık hem de
Dikenine dek üzmüşler gülü
Gün güneşte değil de sanki
Karanlık gecelerde soldurmuşlar”