Hıristiyan tanrısının doğuşundan daha önce yaşayan bir insan olarak İsa, tanrının ölümünden sonra yaşayanlara nasıl tanrıya benzeyeceklerini anlatan bir model görevi üstlenebilir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nietzsche'nin gözünde Hıristiyanlık, yüzkarası Yahudiler'in, şeylerin doğal düzeninden kaçma ve onu baskı altına alma içgüdülerinin mükemmelliğini ifade eder. Yahudilik, yani Hıristiyanlığın selefi ve propagandacısı, tıpkı Hıristiyanlık ve Budizm gibi yaşamın hizmetine sunulmuş bir tahayyül gücü örneğini temsil eder, ama bu tahayyül gücü yüce yaşam şekillerinin hizmetinde olmaktan ziyade karşısındadır.
Budizm arzuları yatıştırmanın ve tatmin etmenin yolarını ararken, Hıristiyanlık bedeni küçük görür. Budizm tevazuyu öğütleyip, acıları dindiren veya neşe veren düşünceler salık verirken, Hıristiyanlık "kendine ve ötekilere karşı zulmü", farklı olanlardan, özellikle de "gurur, cesaret, özgürlük dolu tinden, tinin bağımsızlığından nefret etme"yi öğretir. Budizm coşkudan uzak durmayı yeğlerken ve sakin bir vakarla imlenmişken, Hıristiyanlık kasvetli ve kışkırtıcı nosyonlarla imlenmiştir. Budizm acının hafifletilmesi ve bireyin mükemmelliğiyle ilgilenirken, Hıristiyanlık acı vermenin, hasta etmenin, zayıf düşürmenin ve evcilleştirmenin yollarını arar.
Budizm basitçe Hıristiyanlığın karşıtı değildir, çünkü Hıristiyanlık gibi o da nihilist bir dindir. Fakat, Budizm dikkate değer farkı olan bir tür nihilizmdir. Hıristiyanlık gerçekliği günah ve kötülük açısından yorumlarken, Budizm acı çekmeyi gerçek ismiyle adlandırır. Budizm nihilizmin saygıdeğer bir şeklidir, çünkü gerçekliğe saygı gösterir.
Tüm dinler, kendine fayda sağlasın diye insanoğlu tarafından icat edilmiş olsa da, Budizm ve İsa'nın yaşamı Hıristiyanlık'tan daha faydalı icatlar veya sanat eserleridir, çünkü insanlık durumu hakkında saygıdeğer kavrayışlara dayanırlar ve insanoğlunun gerçek veya hakiki ihtiyaçlarını tatmin ederler.