Bilgelik, insanın en samimi toplum ve aile bağlarına bile ölümcül bir acı çekerek yabancılaşmasına neden olur: "Doğanın bilmecesini cevaplayabilen kişi, aynı zamanda babasını öldürerek ve annesiyle evlenerek doğa düzeninin en kutsal kurallarına karşı gelmelidir"
Nietzsche "Dionysosca insan"ı kabaca, "şey"lerin özüne samimi bir şekilde bakmış olan kişi olarak tanıtır; "şey'lerin ebedi doğası" hakkında "bilgi edinmiş", "korkutucu hakikat" hakkında "gerçek bilgi"ye sahip, artık tanrılarda bile huzur bulamayan, "baktığı her yerde varoluşun anlamsızlığının yarattığı dehşeti gören" kişi..
Görünüşteki sürekli değişikliklere rağmen hayatın, şeylerin en derininde, yok edilmesi imkansız bir güce ve zevk kaynağına sahip olması, bize metafizik bir teselli verir.