Barışçıl koşullar altında, toplum içerisinde yaşamaya zorlanan insanoğlu, hayvani arzularını dışa vuracak doğal bir çıkış noktasından mahrum bırakıldığında, kara vicdan ortaya çıkar.
Geleneksel ahlakın, verilen sözleri tutmamaya ve haksızlık yapmaya verilmesini onayladığı cezaların kökeni, daha ziyade acı vermekten alınan zevke ve başkalarını acı çekerken seyretmenin eğlencesine dayanır.
Hafıza, eğitim, kanun, özgürlük, vicdan ve aslında karakterin disipline sokulması ve oluşturulması da bir tür zulümdür, yani arzu ve tutkuların zor kullanarak bastırılması, yeniden yönlendirilmesi ve eğitilmesidir.