Seher

Kalple ilgili çıkarma işlemlerinde gidip komşudan bir onluk alamazsınız. Onun yerine tutar kendinizi sıfıra tamamlarsınız. Ben de öyle yaptım. Beni istemeyenleri ben hiç istemedim. Başkaları kalbimi kıracağına, bizzat kendim parçalayıp, artık doğru vakti göstermeyen bir saat gibi cebimde taşımayı seçtim.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çünkü bazı sızılar bir defa başladı mı artık geçmiyor. Bazı yaralar hiç kapanmıyor. Bazı eller bazı saçları okşamamayınca, bu minicik, aptal, önemsiz şey yaşanmayınca, bazı hayatlar geri dönüşsüz biçimde tarumar oluyor. Belki siz bunu bilmiyorsunuz. Umarım hiç öğrenmezsiniz. Bazı durumlarda sadece bilmeyenler yaşamayı beceriyor. Hayatta kalmakla yaşamayı becermek aynı şey değil.
1000Kitap
Çünkü insanlar maalesef beyinlerinin sadece yüzde üçünü kullanabiliyor. Bu yüzden bir sürü şeyi yanlış anlamak, anladıkları sandıklarına süratle inanmak ve onları inançları doğrultusunda çabucak sınıflandırmak gibi budalaca huyları var. Birilerine esasen hiç de üstüne vazife olmayan mevzuları izah ve ispat etme çabasına girmektense, mahremiyeti korumak her zaman daha kolay. 
1000Kitap
Tuhaf şey, kıyametinizin yaklaştığını bildiğiniz de bütün anlar kıymete biniyor, hiçbirini ziyan etmek istemiyorsunuz. Ama sonra ölüm yine ırak olduğu varsayılan meçhul bir vakte ertelenince, tek yaptığınız, hızla tüketirseniz çok arzu ettiğiniz bir yere ulaşmışsınız gibi günleri bozuk para misali harcamaya çalışmak oluyor. Varacağınız istasyonun boyunuza göre kazılmış bir çukur olduğunu unutup,süratle eritmeye bakıyorsunuz zamanı.
1000Kitap
Bir tür soygun ganimetiydi nihayetinde zaman. Yağmalanmış bir şey. Biz onu dünyadan arakladığımızı sanırken, dünya ömrümüzden tırtıklardı. Biz ona yaslanıp bir şeylerin başlamasını beklerken, o tüm varlığıyla bir şeyleri bitirmeye adanmıştı. Zeka ile kavranamayacak, bilmekle anlaşılamayacak, anlamakla hallolmayacak karışık işler…
1000Kitap