Üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görünmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Hayat dediğin nedir ki ! Birçok ayrılışların birbirine kaynaklanmasından örülmüş bir zincirdir. İnsanoğlunun kimi demirci ustasıdır, kimi tekneci, kimi bakırcı, kimi de kuyumcu olur. Zamanı gelince insanların birbirinden kopup ayrılmaları gerekir. Bunu böyle kabul etmek gerek.