Nihal Şevval

"kim var! " diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert "ben varım! " cevabını verici, her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur! " duygusuna sahip bir dava ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik... Necip Fazıl Kısakürek
Din
Reklam
"Adam bir yürüyor , kolunu sallaya sanki birkaç kişi devrilecek. Diyorsun bu adam kimdir? Yok valinin adamı, yok emniyet müdürünün adamı. Bir soruyorsun mutlaka dünyalık makam sahiplerine yakınlığı var. Kendisi bile değil yakınlığı var diye gururundan arabasına binemiyor, yoldan zor geçiyor (böbürlenmekten). Peki o öyle yapıyor da Sen Rasulullahın adamısın Cenabı hakkın yeryüzündeki halifesi, gölgesisin. Sen nasıl gurulanmıyorsun ki? Sen nasıl utanıyorsun ki? Ben göremedim hiçbir kişinin valiyim diye kenardan köşeden gidecek aman ayıp olacak diye. Daima forslu olarak geçmiştir. Sizde bunu böyle bilirsiniz. Peki, validen daha büyük valiliktir Allah'ın senden razı olması. O zaman sen niye köşe bucakta utanıyorum diyorsun. Yok arkadaş! müslümanlığı yaşamak en büyük şereftir. O şerefi gönlümüzü ve göğsümüzü gere gere yaşarız." -Şehit Hızır Ali Muratoğlu
Din
Kendi özümüze döndüğümüz gün, prangalardan kurtulduğumuz gündür.
Sunucu: "Sizin için Türkiyenin Elon Musk'ı diyorlar. Nasıl karşılıyorsunuz bu benzetmeyi?" Selçuk Bayraktar: "Tabii biz biraz daha kendimize benzemek istiyoruz, kendi özümüze. Türkiye'nin Cezeri'si olmak, Türkiye'nin Aziz Sancar'ı olmak, Türkiye'nin Fergâni'si olmak bizim için daha makbul. Biz kendi medeniyetimizin o güçlü köklerinden beslenerek bu yürüyüşümüzü sürdürmek istiyoruz."
Din
Bu devlet için çalışanlara Allah yardım etsin. Bu vatan için gecesini gündüzüne katanlara Rabbim kolaylıklar nasip etsin. Bu topraklar için üreten, okuyan, okutana Mevlam karşılıklarını misliyle versin. Engel olmak, bölmek, parçalamak, yıkmak isteyenleri de Kahru perişan eylesin, fırsat vermesin.
Din
Allah beğense diye uğraşsaydık düşün o kalbin mütmainliğini
"Beğeni çağında, her şeyin sosyal medyada bir beğeni toplama, kaç beğeni aldın sorusu üzerine kurulu olduğu bir çağda tekrar düşünmemiz gerekiyor. Bir hız ve haz çağında yaşadığımız için zaten çağın ne hızına yetişebiliyoruz ne de hazlarından bir haz alabiliyoruz. O yüzden sürekli bir mutsuzluk hali içerisindeyiz. İnsanın fıtratına aykırı bir hızla her şey aktığı için onlara yetişme şansımız yok. Yetişemediğimiz oranda kendimizi geride kalmış, eksik hissediyoruz. Hazlar üzerine kurulu bir dünyada ise hazların sonu olmadığı, tekrarlansa bile insanı itminan yani tatmin duygusuna ulaştırmadığı için sürekli bir mutsuzluk ve huzursuzluk hali içerisinde bulunuyoruz." İbrahim Kalın
Din
Reklam