Nihal Yalcin

7/10
·112 syf.··
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2020 22:23
Bir şeylerin son olduğunu bildiğimizde kazandığı anlam, vücudumuza tüm zehrini akıtır. Her zaman bunu bilecek kadar şanslı değilizdir, belki de şanssız. Ancak bir idam mahkumuysanız, size her şeyin son olduğunu haftalar öncesinden bildirme inceliğini gösterirler. Ve her şey o sonun içinde yeniden doğar; düşünceleriniz, sevginiz, öfkeniz, güneşin huzur veren aydınlığı, kızınız... Öyle ki, başka bir babadan, ölmüş bir babadan doğduğuna inanan kızınız. Bu durumun hangi yönüne üzüleceğinizi bilemezsiniz. Bir baba, hiçliğe dönüşmesine ramak kala, tek önemsediği şey tarafından çoktan bir hiçliğe dönüştüğünü öğrendiğinde ne hisseder? İleride tüm gerçeği öğrenecek kız, babasının ölümüne iki kere tanıklık etmek zorunda kalmayacak mıdır? Bir idam mahkumu, hayatındaki her şeyi gözden geçirebiliyorken, bir panayırı andıran ölüm meydanının ayrıntılarına oldukça yabancıdır. Bir gösteri seyreder gibi, hiçbir ölümü izlemeyi tercih etmemiş olan mahkum, aslında ölümüne de yabancıdır. Mahkumun yaşadığı, mevcut şartlar nedeniyle insani bir ölüm korkusuna da benzemektedir. Çünkü tutsak edildiği hücresinde zaman kavramını yitirmiştir, ne zaman öleceği belli olsa da bu, onun için belirsiz bir durumdur. Öleceğini biliyordur ama hiçbir ölüm gösterisini izlemediği için nasıl öleceğini tam olarak bilmiyordur. Ama ölüm kararı, birkaç resmi evraktan ve iki dudağın arasından çıktığı için, son ana kadar umudunu yitiremiyordur. Elinden bir şey gelmeden ölümü beklediği süreçte; ölümü yeğlediği seçeneklere, ölümünü onaylayan, ölümünü sağlayacak olan kişilere yakınlık duymaya başlamıştır. Çünkü terazide hayat hep daha ağır basmıştır. Kitapta beni etkileyen bir diğer unsur da, mahkumun ölüm cezasına çarptırılmadan önce duyduğu vicdan. Ölüm cezasına çarptırıldıktan sonra bu vicdan, başka yerlere
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Nostaljik Yayınları · 2014152,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Sana ait olmayan şeyleri ararken bizzat sana ait olanları da kaybettiğinin farkında mısın?”
9/10
·448 syf.··
2000 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Kolera Günlerinde Aşk, uzun bir süre hiç açılmadan ve yarım bırakılmış bir şekilde kitaplığımda durmuştu. Yarım kalmış bir kitaba yeniden başlamakta hep çok zorlanmışımdır. Ancak, Kolera Günlerinde Aşk'ı yarım bırakışımın üstüne, bir aşkı ve bir okulun yarısını tükettim. Araya giren zamanın ve yaşanmışlığın yeterliliğini hissettiğimde tekrar başladım kitaba. Bazı kitaplar; önünden fark etmeden geçtiğimiz veya menüde gözümüzün hiç çarpmadığı ya da çevremizde dikkatimizi hiç çekmemiş olan, ama fark ettiğimiz an da özlem ve yakınlık hissettiğimiz şeylere çok benziyor. Nietzsche Ağladığında kitabı da bende bu etkiyi yaratmıştı. Kolera Günlerinde Aşk'ı yarım bıraktığım veya geç okuduğum için hiç pişman olmadım. Ama bitirdiğim için ara ara pişmanlık yaşadığım oluyor, çünkü karakterlerini çok özlüyorum. Bir insanın bir insanı 51 yıl 9 ay 4 gün beklemesi, koleranın belirtilerine benzerlik gösteren ama ruha sirayet eden bir 'aşk hastalığı'. Florentino Ariza'nın kavramakta zorlandığımız bir aşkla, bunca zaman beklemesi gerçekliğin ötesinde gelse de, içinde içinize işleyecek ve kendinizi bulabileceğiniz bir çok duygu ve tepkiyi barındırıyor. Bir aşkın, bir hayatın birçok başka tasviri var ve yazar, karakterler üzerinden bu tasvirleri çok güzel sunmuş bize. Florentino Ariza, Fermina Daza, Doktor Juvenal Urbino ve bu karakterlerin hayatlarına değen diğer karakterler... Hepsinin hayatla ve aşkla olan ilişkisi farklı ve hepsi büyülü bir masal ve aynı zamanda büyüsüz bir gerçeklik.
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202011,2bin okunma

Nihal Yalcin

, bir kitap okudu
9/10
·448 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
·
2000 1. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
7.6/10 · 11,2bin okunma
"Günlerden bir gün iki kez kahvaltı ettim, çünkü birincisini unutmuştum; sonra da arkadaşlarımın bir önceki hafta anlattığım aynı öyküyü anlatırken beni uyarmaya cesaret edemediklerinde yaşadıkları telaşı fark etmeyi öğrendim."
Sayfa 16·Kitabı okudu