O an dünyaya bir duygu olarak gelsem, baştan ayağa hasret olurdum. Özlüyordum. İçimde yarım kalmış bir yer vardı; kalan yarıma karşı iştiyak duyuyordum. Ama neydi o yarım, nasıl tamamlanırdı, işte orasını bilemiyordum.
Eğer insanlar -niçin böyle yaratılmış olduklarını Tanrı bilir- imgelemleriyle geçmişteki kederin anılarını çağrıştırmak uğruna bu denli çaba gösterecekleri yerde, kayıtsız bir şimdiye katlansalardı çektikleri acı daha az olurdu.