“Neredensiniz?” diye sordu delikanlı.
“Birçok yerden.”
“Kimse birçok yerden olamaz.” dedi delikanlı. “Ben bir çoban olarak değişik yerlerde bulunabilirim, ama aslım bir yerdendir.”
Aslında düşünmek de istemiyordu. Düşünce denen şeyi kovmuştu kafasından; acı veriyordu düşünceleri ona. Bildiği, hissettiği bir tek şey vardı: Şöyle ya da böyle, herşey değişmeliydi; umutsuzlukla, tuhaf bir inançla ve kararlılıkla...