Ahmet Asaf

Ahmet Asaf
@nihavend
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet.. // Narkotik baskını gibi şimdiki aşklar..
Türk tarihi üniversal tarihin önemli ve dışlanamaz bir dalıdır ama aynı nedenle Türk tarihini incelemek için de üniversal tarihin bütün dallarında, bir dizi kavmin dili ve tarihi üzerine uzman yetiştirmek ve söz sahibi olmak gerekmektedir. Bugünkü akademik düzey ve durumuyla Türk tarihini kendi dilindeki kaynaklardan incelemek, ancak 6. asırdan itibaren mümkündür; Türklerin hiç de genç bir tarihî topluluk olmadığı açıktır ama son on üç asırlık yazılı tarihin kaynakları incelenme bakımından zorluk ve dağınıklık arz eder.
Sayfa 16 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Ahmet Asaf

, bir kitap okudu
10/10
·1088 syf.·
Beğendi
·
6839 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2018 23:57
·
2018 17. kitabı
Mehmet Âkif Ersoy
9.2/10 · 7,5bin okunma
Ordunun Duası
Yılmam ölümden, yaradan, askerim; Orduma, «gâzî» dedi Peygamberim. Bir dileğim var, ölürüm isterim: Yurduma tek düşman ayak basmasın. Âmin! desin hep birden yiğitler, «Allâhu ekber! » gökten şehidler. Âmin! Âmin! Allâhu ekber! Türk eriyiz, silsilemiz kahraman... Müslümanız, Hakk’a tapan müslüman. Putları Allah tanıyanlar, aman, Mescidimin boynuna çan asmasın. Âmin! desin hep birden yiğitler, «Allâhu ekber! » gökten şehidler. Âmin! Âmin! Allâhu ekber! Millet için etti mi ordum sefer, Kükremiş arslan kesilir her nefer, Döktüğü kandan göğe vursun zafer, Toprağa bir damlası boş akmasın. Âmin! desin hep birden yiğitler, «Allâhu ekber! » gökten şehidler. Âmin! Âmin! Allâhu ekber! Allâhu ekber! Ey Ulu Peygamberimiz nerdesin? Dinle minâremde öten gür sesin! Gel, bana yâr ol ki cihan titresin, Kimse dönüp süngüme yan bakmasın. Âmin! desin hep birden yiğitler, «Allâhu ekber! » gökten şehidler. Âmin! Âmin! Allâhu ekber! Allâhu ekber!
Bir Gece
Ondört asır evvel, yine bir böyle geceydi, Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi! Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler; Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi! Nerden görecekler? Göremezlerdi tabî'î: Bir kere, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kere de, ma'mure-i dünyâ, o zamanlar, Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi. Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta; Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi! Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zemînin Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi. Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz, Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi! Bir nefhada kurtardı insanlığı o ma'sum, Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi! Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi; Zulmün ki, zevâl akılına gelmezdi, geberdi! Âlemlere, rahmetti, evet, Şer'-i mübîni, Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi. Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep; Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi. Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet... Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.
Dorlion Yayınları·Kitabı okudu
Senin için sensiz döktüğüm ilk göz yaşı bugün, İkimiz arasında elçidir demiştin geceler... Ve siyah perdelerini çekerlerdi şehrin üstüne, Hiç kimseler görmezdi birbirimizi nasıl sevdiğimizi... Şimdi soruyorum sana... Geceler mi değişti ? Yoksa sen geceleri mi terk ettin?? youtu.be/3_AGtiTr178