VAVEYLA

Çoğumuz, sadece bize verilmiş olan ve dünya yüzeyinde bir eşi daha bulunmayan tohumcuklar, yetenekler ve istidatlarla dünyaya gönderiliyoruz. Ama ne yazık ki yine çoğumuz, önyargılarımız, inançlarımız veya inançsızlıklarımız nedeniyle, o çekirdekleri bir daha hiç kullanılamayacak şekilde kendimizle birlikte çürütüyoruz.
Reklam
Eğer ağaçlar konuşabilseydi sanırsam şöyle derlerdi:
"Ben, toprağın altında sessizce çürüyenlerin rüyasıyım. Onların karanlığa bıraktığı son nefesi, güneşle yıkayıp gökyüzüne yeşil bir dua olarak yükseltirim."
Ruh, "ham" bir ışıktan, deneyimle pişen "bilinçli bir nura" dönüşmek için bu ağır madde hapsine (bedene) sokulmuştur.
Şu an bu satırları okurken bile, bir saniye önceki sen değilsin. Her nefes alışında dünya yeniden kuruluyor.
Biz aslında her an yok oluyoruz ve her an yeniden var ediliyoruz. Sadece yaptığımız küçük/büyük seçimlerle değil; düşüncelerimiz, niyetlerimiz ile de her an geleceği yeniden talep ediyoruz. Kaza ve kader tam olarak bu olsa gerek sanırım..
Reklam