Nil Uzunkaranfil

Nil Uzunkaranfil
@nilinkitapligindannotlar
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2020 01:37
"hayatı boyunca bu sahne gözünün önüne geldikçe, genç adam elleriyle yüzünü kapatıp insan denilen varlığın ne kadar acımasız olabildiği; ince, kültürlü, terbiyeli kişilerde (tanrım!),hatta toplum tarafından asil ve şerefli insanlar olarak kabul görmüş kişilerde bile ne kadar gaddarca bir yan olabildiği gerçeğini gördükçe derinden sarsıldı." Devlet memuru olarak, dairede mektuplarını temize çekme görevinde olan Akakiyeviç, saçları dökülmüş, üstü başı pas ve kir içinde (yazarın betimlemesi ile), görünümüne önem vermeyen, az bir maaş ile çalışıp ev-iş arasında sürüklenen, eski yırtık pırtık bir palto "sabahlık" sahibi, orta yaşlı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. İş arkadaşları tarafından dahi dalga geçilen karakterimiz, taa ki yırtık paltosundan kurtulup zar zor biriktirdiği para ile kendisine yeni bir palto alıp, herkesin dikkatini üstüne toplaması ile başlar tüm olay. -SPOİLER İÇERİR- Bir gün hiç alışık olmadığı ve iş arkadaşlarının onu davet ettiği bir yere yeni paltosu ile gider. Eve dönüşünde paltosu hırsızlar tarafından çalınır. Mühim insana paltosunun çalındığına dair suç başvurusunda bulunur fakat mühim insan onu azarlar, aşağılar, Akakiyeviç yerin dibine girdikçe mühim insan bundan zevk duyar. Akakiyeviç bunun üzerine evine gider, ateşten, üzüntüden yani hastalıktan ölür, kimsenin ruhu bile duymadan. 1 saatte okuyacağınız neffffiiiis bir kitap, kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitabı hemen edinemezseniz, pdf olarak da indirebilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim.
PaltoNikolay Gogol · Turkuvaz Kitap · 202046,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
2/10
·94 syf.··
2020 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2020 23:18
Kitabın karakteri 90 yaşındaki bir gazeteci. 90 yaşına kadar genelevlerdeki kadınlarla tüm hayatını doldurmuş, asla evlenmemiş bir karakterdir. 90 yaşına bastığında sanırım artık ölüm korkusunu saran bu karakter, genelev mamasını arayarak kendisine bakire bir kadın ayarlamasını ister. Kendisine bunu doğum günü hediyesi olarak vermek ister. Parası karşılığında. Delginda ismini veren 90 yaşındaki gazeteci, bu kadına aşık olur. Geceleri sadece yanında uyur, ona bakmaktan gözü başka bir şey görmez. Delginda henüz 13 yaşlarındadır. İster bana şimdi bu yaşta ölüm korkusunu anlatsın, ister aşk hikayesini anlatsın. Fakat 90 yaşındaki bir gazetecinin 13 yaşındaki bir kız çocuğuna olan aşkı kitapta sayfalarca anlatması yeterince mide bulandırıcı. Vakit kaybı bir kitap olarak adlandırabilirim.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202625bin okunma
5/10
·120 syf.··
2020 9. kitabı
"Santiago Nasar, yaptığı kötülüğün kefaretini ödemiş, Vicario kardeşler erkekliklerini kanıtlamışlardı, aldatılan kız kardeşde namusunu yeniden kazanmıştı. Her şeyini kaybeden tek kişi Bayardo San Roman olmuştu." . Cahil bir kasaba, bencillik, korku ve sevgisizlik dolu. Bile bile işlenecek olan cinayet karşısında tamamen susmaları akıl almaz derece de çirkinlik besliyor. Kitap, Santiago Nasar'a karşı işlenilen bir cinayetle ilgili ve daha kitabın ilk satırında bunu yazar açıkca belli ederek, olay örgüsünü sondan başa çekmiş ve heyecan katmak istemiştir. (bunu başarabildiğini düşünmüyorum) Santiago Nasar'ın Vicario ikizlerinin kız kardeşine tecavüz de bulunması ve ikizler tarafından dehşet verici bir şekilde öldürülmesi anlatılıyor. Herhangi bir kanıt yokken, tüm kasabaya Vicario kardeşler Nasar'ı öldüreceğini yaymışken kimse Nasar'a bir şey söylemeyip öldürülmesini bekliyor. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın misali. Tamamiyle günümüzde de "namus davası" meselesini duyuyoruz. Kitapta da bu şekilde dile getirilmiş. Kız kardeşin tecavüze uğraması ve daha sonrasında zengin bir erkekle evlendirilmesi fakat evlendiği gece kocasının, kadını babasının evine bakire olmadığını söyleyerek geri getirmesi ve annesinden öldürüyesiye dayak yemesi... Namusu kadınlara yükleyip iki bacak arasında olarak düşünen toplum ve Vicario erkek ikizler, ailesinin namusunu ve kendi şeref ve onurlarını temizlediğini düşünerek Nasar'ı feci şekilde öldürmesi... Kitapla ilgili kafamda hala soru işaretleri çok fazla. Sadece asla Nasar'ın durumunu savunmuyorum. Canımı sıkan nokta ise toplumun her şeye ama her şeye susması. Hiçbir şeyi sorgulamaması, namusu kadınlara, şeref ve onuru erkeklere yüklemesi. . Pek okunmaya değer olduğunu düşünmesem de, toplumsal normlara kafa yormak isteyenler için
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202095,4bin okunma
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2020 02:15
·
"Şaşkınlık, bitkinlik, kızarmış gözler, pis bir ağız, baş ağrısı, deri üstü kabarcıkları, korkunç susuzluk, sayıklama, bedende lekeler, endişe ve tüm bunların sonunda... Tüm bunların sonunda nabız iyice düşer ve anlamsız bir hareket sonucunda ölüm gelir." 1942 yılında Albert Camus tarafından yazılan Veba kitabı, özellikle 2020 COVİD-19 döneminde okunmak için yoğun ilgi görmüştür. Cezayir'de yaşanan Fransa'nın sömürüsündeki Ohan kentinin bir gün kentin her yerinin fareler tarafından işgal edilmesiyle tüm salgın başlar. Önceleri anlamsız şekilde can çekişerek ölen insanlar, farklı semptomlar göstererek akıl almaz salgınının öncüsü olurlar. İlk etapta doktorlar bu ani ölüm ve ölümden önceki semptomları vebaya bağlar. Hükümet, bunun veba olmadığını düşünerek halkı galeyana getirmemek adına medya üzerindeki hakimiyetini eline alarak veba ile ilgili haberleri yasaklar. Doktorlar ise birkaç vakadan salgının olmayacağını dile getirir. Hükümetin tarafından yeterince önlem alınmaz, vakalar artar ve her geçen gün insanlığı korkutmaya başlar. Hükümetin ekonomiyi düşünmesi, yeterince önlem almaması, vaka sayılarını açıklamaması veba ile ilgili büyük bir cahilliğe yol açar. Sokağa çıkma yasakları, ölenler için mezarlıkların kıtlığı, halkın hala vebayı ciddiye almayıp ilkbahar ayında hastalığın biteceğini ve bunun üzerine kentin kapatılması ve halkın isyanlara kalkışması... Özellikle bugün yaşadığımız ve 6-7 aya aşkın sürede salgının korkutucu yüzünü Albert Camus 70 yıl önce kalemine almıştır. 70 yılda hiçbir şey değişmemiş, insanlar hala bencil ve sevgisizmiş. Hümanist olduklarını düşünerek özgürlüğün kısıtlanmasına engel olmak istemiş fakat salgının olduğu yerde özgürlükten bahsedilemez olmuştu. Özellikleri de salgın döneminde, rahiplerin vaaz vermesi halkı korkutması, yine
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·240 syf.··
2020 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2020 04:06
Jane Austen - İkna Jane Austen'in İkna romanı kaleme aldığı son kitabıdır. Modern roman öncüsü olarak kabul edilen Austen, o dönemin romantizm etkilerinden sıyrılarak, kitaplsrını gündelik hayattan ve sıradan insan hayatlarından esinlenerek sade dil kullanarak bugüne kadar birçok kitabı kaleme almıştır ve günümüze kadar değerli kitapları hala okunmaktadır. İkna kitabı kaleme aldığı son kitap olmakla birlikte aslında Austen'in klasikleşmiş, dili ve her kitabın tekdüze olması ilgi çekicidir. Her zaman farklı karakter ve olay örgüsü ile karşımıza çıkıyor olsa da bir önceki kitaptaki karakter ile bir sonraki karakterler hep birbiri ile örtüşür. Bu kitapta ana karakterimiz Anne Elliot'tur. Zengin ve varlıklı bir aileden gelen Anne, küçük yaşta annesini kaybetmiş, babası ve iki kız kardeşi ile hayatını idame etmiştir. Ortanca genç kadın olan Anne'in, Elizabeth ve Mary adlı iki kız kardeşi var. Elizabeth Elliot, en büyük Mary ise en küçük kardeşidir. Sir Walter Elliot, eşini kaybettikten sonra üç kızı ile birlikte kellynch hall deki malikanesinde şık ve lüks yaşamlarına devam ederler. Mary Elliot erken yaşta evlenerek mutlu bir yuvaya sahip olur. Sade orta halli bir geliri olan Charles ile evlenir. Elizabeth, ailenin en büyük kızı olduğu için, evi idare etmekten kendini sorumlu tutmuştur. Babasıyla evin tüm idaresini eline almış, fakat harcamalarına dikkat etmedikleri için masraflarını azaltmak adına yaşadıkları malikaneyi kiraya vererek daha sade bir yaşam sürmek istemeleri Anne karakterinin geçmişte alevlendirdiği aşkına tekrar kavuşmasına sebep olur. Tutkulu bir aşk, gurur ve sonunda pes ediş. Wentworth karakterini okurken disiplinli, tutkulu ve saygılı bir karakter olarak kafamda tahayyül etmeye çalıştım. Fakat kitapta bu karakter nedense bana pek samimi
İknaJane Austen · Turkuvaz Kitap · 20073,542 okunma