Nilgün Kızıltepe

Puan vermedi·96 syf.··
2024 3. kitabı
Sun-Mi Hwang'ın yazdığı ve Pınar Savaş'ın Türkçeye çevirdiği "Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk" kitabı, basit bir çocuk hikayesi gibi görünse de, derin temaları ve evrensel mesajlarıyla her yaştan okuyucuyu etkileyen bir eserdir. Kitap, özgürlüğü, hayalleri ve cesareti konu alan dokunaklı bir masal olarak karşımıza çıkıyor. Kitabın başkahramanı Filiz, sıradan bir tavuktur. Kümesin dar sınırları içinde yaşamaktan bıkmış, hayatında bir değişiklik arayan Filiz, yumurtalarını kuluçkaya yatırma hayaliyle yanıp tutuşur. Ancak bu hayal, onun için pek de kolay gerçekleşecek bir şey değildir. Diğer hayvanlar tarafından dışlanır ve çeşitli zorluklarla karşılaşır. Filiz'in bu zorluklarla mücadelesi sizi derinden etkileyecektir. Filiz'in hikayesi, bir tavuğun kuluçkaya yatma arzusunun ötesinde, insan yaşamındaki büyük hayalleri ve bu hayallerin peşinden gitme cesaretini simgeler. Herkesin hayatında gerçekleştirmek istediği hayalleri vardır, ancak çoğu zaman bu hayaller çevresel baskılar veya içsel korkular nedeniyle engellenir. Filiz, bu engelleri aşarak ve kendi yolunu bularak, okuyuculara ilham veren bir karakter haline gelir. Filiz'in kararlılığı ve annelik içgüdüsü, onu sadece bir tavuk olmaktan çıkarıp evrensel bir kahraman yapar. Hikaye boyunca yaşadığı sıkıntılar ve elde ettiği başarılar, okuyucuyu duygusal bir yolculuğa çıkarır. Filiz'in hikayesi, kitap kapağına baktığımızda ilk başta çocuk kitabı türünde gibi görünse de her yaştan okurun okuyup dersler çıkarabileceği bir kitap. Filiz, herkesin kendi hayatında uygulayabileceği önemli mesajlar veriyor bize: Hayallerinizin peşinden gidin, cesur olun ve asla pes etmeyin. Bu kitap, herkesin içinde yatan cesur ruhu uyandırmak için güçlü bir hatırlatma niteliğinde. Kendi hayallerinizin peşinden gitmek için gereken cesareti
Uçabileceğini Hayal Eden TavukSun-mi Hwang · Genç Timaş · 20203,045 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·330 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2024 02:00
Zülfü Livaneli’nin Kardeşimin Hikayesi, okuru derinden etkileyen, ince işlenmiş ve ustaca kurgulanmış bir roman. Hayatını inzivada geçiren, duygusal bağlardan kaçınan bir adam olan kahramanımız, gizemli bir cinayetin gölgesinde genç bir gazeteciyle olan sohbeti aracılığıyla kendisini, geçmişini ve insan doğasına dair derin sorgulamalarını bizlere açıyor. Romanın ana teması, insan ruhunun karanlık ve belirsiz yönleri üzerine kurulu. Anlatıcı karakterin hayatını şekillendiren travmalar ve bu travmaların yansıması olan içsel çatışmaları, eserin her sayfasında derin bir içtenlikle hissediliyor. Bir yandan bir polisiye hikâye anlatılırken, diğer yandan insan ilişkileri, aşk, yalnızlık ve kader üzerine felsefi bir yolculuğa çıkıyoruz. Livaneli’nin duru ve akıcı dili, karakterin duygusal yoğunluğunu ve içsel karmaşasını ustalıkla dile getirirken, okuru da adım adım hikâyenin içine çekiyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, yazarın okuru sürekli olarak şüpheye düşürmesi. Karakterin anlattığı hikâyeler ve verdiği ipuçları, hem bir insanın zihninin ne kadar karmaşık olabileceğini hem de gerçekliğin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Livaneli, "Bir insanın zihni nasıl işleyebilir? Nasıl bir yanılsama yaratabilir?" sorularını adeta okurun zihninde yankılıyor. Roman boyunca pek çok kez, anlatıcının güvenilirliğini sorguluyor, karakterlerin söylediklerinin arkasında gizli anlamlar arıyorsunuz. Romanın finali ise tam anlamıyla sarsıcı. Kitabı okuyacakları düşünerek çok fazla ipucu verip sürprizi bozmadan belirtmek gerekirse, kitap boyunca dikkatle kurulan atmosfer ve anlatıcının detaylı tasvirleri, okuru hiç beklenmedik bir sürprizle karşı karşıya bırakıyor. Bu sürpriz, hikâyeyi baştan sona yeniden düşünmenizi ve anlatılanları farklı bir bakış açısıyla değerlendirmenizi
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,5bin okunma

Nilgün Kızıltepe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·330 syf.··
Beğendi
·
18 günde okudu
·
2024 6. kitabı
Zülfü Livaneli
8.6/10 · 126,5bin okunma
“…insan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışığı belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor.”
Sayfa 262·Kitabı okudu
“Zenginlik insana ait bir özellik değil” diyorum. “Para insanın doğal bir parçası değil; kaybolabilir, çalınabilir, soyut bir kavram, bir takım sıfırlar… Zaten hayatta anlamlı olan değerler parayla sahip olunamayanlar. Kitap, çalışacak insan, eşya alabilirsin; ama bunlar bilginin, dostluğun, paylaşma duygusunun yerini tutamaz. Oysa zengin aptallar paranın çok önemli olduğunu sanıyorlar, bu yüzden de servetlerinin kendilerine ruhsal bir ayrıcalık, özel bir mutluluk getirmesini bekliyorlar. Bu mümkün olmayınca, içleri de boş olduğu için can sıkıntısı başlıyor.“
Sayfa 249·Kitabı okudu