Sonra, o kadar șeyler oldu ki, bizi ayıran șeyler. Yalnızlığımızdandı hepsi; senle benim ayrı ayrı yalnızlığımız.
Sen gideli, unutulmuș dillerin anlamsız kelimelerinde boğulup kaldık. Sessizliği yaşıyoruz ihtiyar karayla ben. Düşünür gibi, duygusuz. Göğsümün içinde senin gözlerin yanıyor da ağlamıyorum kaybolanlara.
Olayları oldukları gibi görmenin verdiği sarhoşlukla, dertlere, çaresizliklere, insanın karanlık nasibine bir deva, bir çare bulmayı unutmuştuk. Bizden sonra geleceklere mesajımız bu kadar kalmıştı. Çivili sandıkları sonradan açacaklar bizi bağışlasınlar.
İnsanlar neden hakikati kaldıramaz? Birincisi, çünkü hakikat onları hayal kırıklığına uğratır. İkincisi, çünkü hakikat genelde çıkardan yoksundur. Üçüncüsü, çünkü hakikatin asla doğru görünümü yoktur. Dördüncüsü, çünkü hakikat yaralar.