Her şeyden önce bir sanatçının hayatı, eserleridir. Bu bakımından onu tanımanın en iyi yolu eserlerine bakmaktır. Ve diyebiliriz ki; yazmak değil, yazdığını okutabilmektir sanat!
Ciddi eserler vermek için, belirli bir alt yapıdan ve onu hazırlayıcı bir sistemin içinden geçmek gerekir.
O, yalnızca bir masanın başında kalem elindeyken yazmıyor.
Halkın içinde gerçek kahramanlar, gerçek olaylarla iç içe olup, uykularına kadar işleyen ağır şartlar altında kimi zaman ağlamaktan, kimi zaman uykusuzluktan gözleri kan çanağı olmuş şekilde yazıyor.
Neticede kaderin tellerine dokunmak artık onun görevi oluyor.
Evet, yazmayı, hayatın bizzat kendisi olarak gören Yazar Ali Bayram’dan bahsediyorum.
Peki, Kimdir Ali Bayram?
İlk eseri “Aynasız Düşüncelerim” adlı şiir kitabını okuduğumda "Tam bir duygu adamı" dedim kendi kendime. "Ateş Yaksa" isimli şiiri dolanmıştı nedense dilime;
Cem eder deli divane gönül
Semah dönerim ben sana
Tut ki feryadım tacir olmuş
Tehcir edilmişim derviş olmuş
Dost gönüllere dergâh olup