Nilüfer Gürel

Puan vermedi·177 syf.··
2025 15. kitabı
Paranın getirdiği boş gurur ve özgüveni ele alan bir kitap. Kibirin, aslında ne kadar insanların içine kök saldığını ve ruhu çürüttüğünü çok güzel anlattığını düşünüyorum. Kumar ve “hızlı para” konusu ne kadar ön planda tutulsa da, aynı zamanda menfaat ve hırsla doyumsuz bir şekilde sarhoş olmayı, insanın kendini kaybetmesini de anlatıyor. Kitapta sevdiğim ve sevmediğim karakterler oldu; ancak hepsinin ortak noktası, saygınlıklarının ve gururlarının paraya dayalı olmasıydı. Bu noktada Mr. Astley, romanın ahlaki karşıtı olarak konumlanıyor. Bence Dostoyevski burada iyi insan” ve “kötü insan” ayrımını yaparken aslında her ikisinin de, insanın doğası gereği, menfaatçi olduğunu gösteriyor. Romanda parayı bulan insanların bile zengin oldukları zamana bir sayfadan az yer ayrılmış. Bence bu, emeksiz zenginliğin ve hızlı paranın ne kadar geçici olduğunu güçlü biçimde yansıtıyor. Ayrıca muhtaçlığın paradan değil, şahsiyetten kaynaklandığını; dışarıdan gösterişli görünen, parası olan insanların aslında en çok muhtaç olan kişiler olduklarını da ortaya koyuyor. Kitabı bitirince anlıyorsunuz ki (Mr Astley’in de katkılarıyla); Kumarbaz bir insana hayatını yeniden kurması için çok para da verseniz, az para da verseniz fark etmeyecektir. Çünkü her durumda kaybedilecek ve o hayata hiç başlanmayacaktır. Bu durum kumar üzerinden anlatılsa da, kitapta ele alınan diğer değerleri de kapsıyor bence. Hiç bir zaman Dostoyevski’ye puan verme haddini kendimde görmeyeceğim için kısaca değerlendirmemi de yapayım; Kısa ve etkileyici bir kitaptı, Dostoyevski’ye başlamak ve diline alışmak için güzel bir giriş kitabı. Paranın günümüzdeki rolünü düşünerek okuyunca da güzel bakış açıları katıyor. Gerçekten parası olan ama paraya yenik düşen tek karakter olan Babulenka, seni çok sevdim
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·208 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 00:00
Bu kitap sayesinde bir sürü farklı hayata dalıp çıktım. Hani evlerin pencerelerinin uzaktan görünen o klasik şehir manzarası vardır ya, teker teker onların hikâyelerini dinlemek gibi hissettirdi. Irvin Yalom, psikoterapiye varoluşsal bir açıdan yaklaşıp, terapist ve danışanın karşılıklı alışverişini güzel bir şekilde yansıtmış. Ölüm konusunu fazlasıyla gündeme getirmiş; hatta ben hiç ölüm hakkında bu kadar düşünmemiştim. Yine arkasını okumadan aldığım bir kitap olduğu için konusu hakkında bir beklenti içerisinde değildim. İçimde huzurlu, tatlı bir hüzün bıraktı diyebilirim. Hem terapistin hem de danışanın tarafını düşündüren ve bunu dile getiren, terapi ortamını hümanist bir şekilde normalleştiren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Irvin Yalom’un yaklaşımları çok hoşuma gitti.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
10/10
·210 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 00:00
Havalimanında, 'kısa olduğu için tek oturuşta bitiririm' diye düşünerek aldığım ama ağlamaktan molalar vererek okuduğum kitap. Konusunu bilmeden, bir beklentim olmadan okumuştum. Belki de böyle okunması gerekiyor 'Yaşamak''ın tadına varmak için. Yeniden hazır olduğumda bir daha okuyacağım. Ağır bir kitaptır ama yaşatıyor insanı. Herkesin hayatının bir noktasında okuması gerektiğini düşünüyorum. Bir gün birisi profilimi görür de kitabı okumaya karar verir diye alıntı paylaşmıyorum. Altını çizdiğim çok yer olmasına rağmen bütün alıntılar kendi yerlerinde güzel.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,7bin okunma