Yılan dedi: Issızlıktır, gizliliktir, karanlıktır yerim. Akarım, giderim, kendime kıvrılırım.
Çıkma yoluma!
yolum varlığımdır benim.
Bilirim: büyüksün benden, irisin, güzelsin, görkemlisin;
Lâkin ben daha güçlüyüm senden
ben de senden güçlüyüm
yutarım seni
avım olursun.
Ormanında yok olursun.
Ormanınla yok olursun.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kara, kapkara, efsanesi kadar kapkara bir yılandı.
Kim bilir hangi zamandı?
Tüm dünya (henüz) bir ormanken,
ormanı bölüşeceklerdi elbet, herkes kendi ormanını, bu ormanda bir yere yerleştirecekti. Her orman kendi serüvenini, kendi tarihini, kendi coğrafyasını yaşarken,
bir gün karşılaşırlarsa
eğer, bir biçimde karşılaşırlarsa, o zaman bir cenge tutuşacaktı. orman, onlar. Herkes kendi ormanıyla
kendi ormanında
yaşarken, yaşıyorsa
sorun yoktu. Ama bir gün,
kendi içlerinde
herhangi bir gün, bir orman büyürse
bu orman içinde
o zaman cenk başlayacaktı
bu orman için de...
Rüzgârın sesini dinliyorlardı akşam yataklarında. Issız köy
gecelerinin yalnızlığında, birbirlerinin yalnızlıklarını kendi yalnızlıklarıyla paylaşıyorlardı.
Ruhlarımızın ikliminde değişen şey yalnızca saatlerimizin kadranı.
Kaldı ki buralarda hâlâ kum saati kullanılıyor,
kadranı bir mızrak boyu,
ve bir mızrağın gölgesi olan,
ölüme kadar kurulan...