Ben gizlemiyorum olup biteni.Ne yüreğimi, ne tenimi, ne inadımı, ne ayak dirediğimi...Hayır, pişman değilim, bu ağırlığın altında ezilmem.Benliğimden utanıpta yerin dibine geçmem.İnancımıda, inanmadığımıda örtbas etmem.Çünkü kendimle yüzleşiyorum ben...Ama ya siz?Benim kadar cesur, benim kadar zeki değilsiniz.Kendi doğanızla yüzleşecek cesaretiniz bile yok.Bu nedenle özgür değil kölesiniz, biricik değil sürüsünüz...Dürüst değil, ikiyüzlüsünüz...Tevazunuz kibir, köleliğiniz efendilik, alçakgönüllülüğünüz de eğer korkaklık değilse başka nedir?Karşıma dikeceğiniz her değer şimdi o kadar zayıf, o kadar cılız bir ses olarak kalmaya mahkum, ki bu halimle bile sizden daha erdemli çok daha şerefliyim.Kınayıcılar çoğu kez kınadıklarından daha kirlidir, adım kadar eminim.Sözcüklerim, duaların kabul edilmediği kabuslar bahçesine iteleneli beri kendi sözcüklerimle kendi kendimi ihlal ettiğimin bilincindeyim.Kendi sözcüklerimden en fazlada ben muztaribim.Kendimden tiksindiğim doğrudur belki... Ama size duyduğum tiksintinin yanında hiç kalır bu...Ortalama ahlakınızla yüzleştiğimden, içyüzünüzdeki ikiyüzlülüğe bulaştığımdan bu yana, ona yaslanarak içinizi rahatlattığınız vicdanlarınızdan da, inançlarınızdan da, sahtekarlıklarınızdan da bıktım, usandım, iğrendim.Adaletinizden de, neşenizden de tiksindim.İyi ve gerçek dediğiniz ne varsa hepsinden nefret ettim.Yenilmişlerin öfkesiyle doluyum şimdi...İrademi tümüyle kinime teslim ettim.Artık bütün nedenler kayıp, nedensizim...Her an her şeye dönüşebilirim.Körsem kör, sağırsam sağır, isyansa isyan, kötülükse kötülük, öfkeyse öfke... Hepside benim işte...Bütün alfabe tersine dönüyor benim dilimde...Övgüm küfür, şarkım diken, şiirimin tümü saçma!Sarsılmış ruhum dengelerini nerede bulur şimdi?Bir tek kötülük aklar bundan böyle beni, sadece