Bir kimse arıyorsa,gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk,bir türlü bulmayı beceremez,dışarıdan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz,çünkü aklı fikri aradığı şeylerdir hep,çünkü bir amacı vardır,çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır.Aramak,bir amacı olmak demektir.Bulmaksa özgür olmak,dışa açık bulunmak,hiçbir amacı olmamak.Sen,ey saygıdeğer kişi,belki gerçekten arayan birisin,çünkü amacının peşinde koştuğundan gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun.
Irmaktan sürekli bir şeyler öğreniyordu.Dinlemeyi öğreniyordu en başta,sessiz bri yürekle,bekleyen,dışa açık bir ruhla,içinde tutkulara,isteklere kulak vermeyi öğreniyordu,yargılara,görüş ve düşüncelere yer vermeden.
Her sevi şenliğinden sonra sevgililer birbirlerinden,biri ötekine hayranlıkla bakmadan ayrılmamalıydılar,hem yenmiş hem yenilmiş olmalı,herhangi birinde aşırı doymuşluk ya da aşırı bıkkınlık duygusu uyanmamalı,sömürdükleri ya da sömürüldüklerini hissetmemeliydiler.
Yiyecek bulamayan birinin yapabileceği en akıllıca şey oruç tutmaktır.Siddartha oruç tutmasını öğrenmeseydi,senin ya da bir başkasının yanında mutlaka iş bulup çalışacaktı bugün,açlık onu buna zorlayacaktı.Ama oruç tutabildiğine göre rahatlıkla bekleyebilir,sabırsızlık diye bir şey bilmez,sıkıntı çekmez hiç;açlık denen şey isterse uzun zamna çullansın başına,o yine gülüp geçer.İşte buna yarar oruç efendim