_Buda:
( Gerçeğin dikenli yollarında sevinçle yürümek isteyenlere )
_Sizden inanmanız beklenen şeyleri sorgulayın. Aklınla uzlaşmıyorsa hiçbir şeye inanma; onu ben demiş olsam bile. Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.
_Akışına bırak; istediğin her şey sana gelir.
_Sevgi, her şeyin ilacıdır. Hiçbir şeyi kendinizden daha çok sevmeyin. Evrendeki diğer herkes kadar sen de kendi sevgini ve şefkatini hak ediyorsun. Kendiniz dışında kimse sizi kurtaramaz. Bu yolu kendiniz yürümelisiniz. Saflık ve kirlilik kişinin kendi elindedir; kimse bir başkasını arındıramaz.
_Nefreti nefretle yenemezsin; sevgiyle yenebilirsin. Bu, başlangıcı ve sonu olmayan ölümsüz bir ilkedir. Bizden nefret edenlerden nefret etmeden sevgiyle yaşayalım. Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen.
*_Düşünce ve Zihin_
_Her şey düşüncedir. Ne düşünüyorsak o oluruz. Bize düşüncelerimiz şekil verir. Hepimiz düşüncelerimizden doğarız. Düşüncelerimizle dünyayı kurarız. Bu dünyayı yaratan, zihninizdir. Zihninizin kontrolünü sağlayamazsanız o sizi kontrol etmeye başlar. Bütün biçimler gerçek dışıdır. Bunu idrak edebilen kişi, acılara tepki vermez; işte bu saflık yoludur. Fiziksel objeler ancak zihnin ürünleridir. Aslında hepsi bir hayaldir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden kendi doğaları yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından