Ayfer Tunç’un Suzan Defter adlı romanını ilk okumaya başladığımda, yapısı nedeniyle kafam biraz karışmıştı. Kitabın sol ve sağ sayfalarının ayrı ayrı okunması gerektiğini bilmediğim için olayları bir süre kavrayamadım. Ancak bu özel anlatım tekniğini fark ettiğimde kitabın kurgusu benim için bambaşka bir derinlik kazandı. Roman, iki ana karakterin iç dünyasını, yalnızlıklarını, hayal kırıklıklarını ve birbirine paralel hayatlarını aktararak oldukça güçlü bir etki bırakıyor. Her iki karakter de bana ayrı ayrı dokundu ve onların yaşadığı duyguları kendi içimde de hissettim. Ayfer Tunç’un dili her zamanki gibi sürükleyici, sade ama aynı zamanda çok derinlikliydi. Kitabın sonu benim beklediğim gibi olmadı; bu yüzden biraz hayal kırıklığı yaşasam da bitişi oldukça etkileyici buldum. Yazarın hayatın sıradan görünen ayrıntılarında gizlediği yoğun duygular, benim için unutulmaz bir okuma deneyimi yarattı.