Kapı arkası, dipte köşede ağlayışlar. Kimse bilmez ve aslında herkes bilir duyguları. Göz göze gelmez, gelirse anlar çünkü. Ezilir ruhu bin ton acının altında. Düşünür, düşünür; düşünüşün zerresine nefret kusar sonra. Ölüm gelir aklına sonra, sanki daha bir saniye önce aklında değilmiş gibi. İsyan, boğazında düğüm. Ağlar, ağlar... Kadere razı olmak zor, başka çıkış olmadığını bilmek zor. Neden sonra, daha her şeyin başındayken, baharın ta içindeyken, baştan ayağa hayat olanların, çok uzaklara, bitmez yolculuklarını yapmak zorunda kalmalarının hüznünü duyar. Duyar da yüreğinin en derinlerinde yasını tutar. O an binlerce acının, derdin tasanın şöyle omuzlarında olduğunu hisseder. "Ne çok acı var." yazarmış zarif bir kitapta. Şimdi bir kez daha anlar.