Nisa Demir

'küçücük bir tarih yanlışınızı düzelteyim dedim böyle yaptınız anlaşılan bu küçücük yanlışların arkasında başka yanlışlar var'
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Halkın inanmadıklarına bina edilmiş sistemlerle kaybettik.
Bir hangar dolusu güvercin Viyana önlerine gidiyor gibi Bir usta nakışlarını oyuyor Gövdelerimizin içinden geçen mermere 'dedenin dedesinin dedesi... çıkık elmacık kemikleriyle çekik gözleriyle ve müslümandılar. Zulum dolu rus ve çin yüklenmesi etinle evinle döllerinle ölülerinle bize benzeyin değişin demekteydiler bize ya da ölün sarılmadan birbirinize mezarsız ve tersyüz edilmiş ölümlerle yatağınızda denizde boğulur gibi tarlanızda mahzene basılıp boğdurulur gibi uykunuzda toprak altında kalır gibi ve bohçalarınızı açamadan. Ne baş örtüleri işlemişti genç kızlar Nerede o başlarını yana eğip yıldırım gibi koşan çocuklar. Ürkütülen hayvanlar evin besini tanrı emanetleri tarlalar Ulu çınarların altında binlik ihtiyarlar.
Ve zorluk çıktıkça kolayı bulur zira kolaylaştırmak büyütülmüştür bize, ve söyler iyilik biçimleriyle duran ağzım. Ve tüm koşuşmalar ortasında insanları alıp olayların en içlerine sarkar şair kanım.
Ruhumuz dar bir şeridin içinden sızılarla geçiyor. Utançtan yerle bir olarak hatırlıyorum. Senin sözlerini. En sade görünümlüsünde bile fevkaladelikler olan dediklerini. Büyük edep suçu işleyen kölene: "Ahirette kısas korkusu olmasaydı seni şu misvakla incitirdim." diyen Sen, Allah'ın bütün insanlara elçisi, sevgili peygamberimiz.