Ortalama yetmiş yıllık hayatıma sığdırabileceğim kadar çok şey sığdırmakla görevlendirildim. Ve ilk on dokuz senem bitmek üzere. Fena gitmiyorum şimdilik.
Çok büyük beklentilerle başladığım fakat benim için safi düş kırıklığı olan bir kitaptı. Okuyucuyu küçümseyerek “Vereceğim mesajı algılamayabilirsiniz o yüzden bakın bu bir mesaj.” anlamında cümleler ve anlatım olması çok rahatsız ediciydi. Her sayfada tekrar edilen kelimelerin varlığı okumayı daha da zorlaştırıyor bana kalırsa. Bazı sayfalarda dalıp gidip kitabın içine girdiğimi hissettim bu yüzden anlatım tamamen kötü diyemem ama gerçekten kitabın ortalarından itibaren yazarın bitirmek için yazdığını hissedip durdum. Kitap beni yalnızca üzdü. Keşke beklentisiz başlamış olsaydım.
Uyuyakaldığım yer değişse bile başucumda değişmeyen tek şey bu eser. İyi ki var olmuş Nâzım Hikmet. İyi ki var olmuşsun. Beni büyütüp, yetiştirdiğin için teşekkürler göklerdeki büyük adam!