Yemin ederim ki yüzünü gördüğümden beri,
Tüm dünya bir hayal, tüm dünya hileli.
Bahçe şaşırmış , hangisi yaprak çiçek hangisi.
Kuşlar kendinden geçmiş; bilememiş hangisi
Tuzak hangisi kuş yemi
Celaleddin Rumi
Öncelikle Zülfü Livaneli'ye sempati duymamla başladı. Hayatını araştırmaya başladım ve önerilen kitaplarında bu kitabında yer aldığını gördüm. (Zülfü lüvaneliyi tanımak benim için büyük onurdu. Çok yönlülüğüyle hayatıma örnek alacağım insanlardan birisi oldu. Türkülerinii aşırrııııı sevdim:') )
Önerilen bu kitwbı okumaya başladım. Birçok sebepten dolayı kitabı geç bitirmek durumunda kaldım ama sanırım hayatımda şuana kadar okuduğum en etkili kitaplardan biriydi.
Ahmet Arslan olarak tanıtılan kahramanımız kendi dünyasında yaşayan, kitaplarıyla kendini tamamlayan, sessiz sakin bir mahallede yaşayan, 50 küsürlü yaşlarda hayalperest bi insandı. beklenmedik bir zamanda cinayetle karşı karşıya gelmişti. Üstelik kurban ise sürekli sohbet içerisinde olduğu komşusuydu. Her şey bu cinayetle başladı. Cinayetin araştırılmasıyla birlikte gazeteci kızla tanıştı ve ona ikizi olan Mehmet'in içleri acıtacak hikayesini anlatmaya başladı. Kitwbın sonu hiç hiç hiç beklenmedik sonla bitti.
Keşke hafızamdan silinse de bi daha okusam diyebileceğim kitaptı. Şiddetle tavsiye ederim..
Birine aşık olmak, gözü bağlı olarak, bir uçurumun kıyısında yürümek demektir. Başına neler gelceğini hiçbir zaman bilemezsin. Sonu ölüm de olabilir, cinayet de, intihar da.