nisanur gören

Benim bir şeyhim vardı, gündüz ki sözlü fiillerini bir kağıda yazardı; gece o sayfayı önüne koyarak orada yazılı her fiil, hareket ve sözden ötürü kendi nefsini hesaba çekerdi.
Reklam
Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
"Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz. Biçim veremediğimiz şeylerin, biçimini alıyoruz"
"Senden ayrı düşmek,” dedim. “Savaşların en büyüğüymüş"
Aslında hepimiz öldürülmüştük. Sadece bedenlerimiz henüz toprağa gömülü değildi.
Reklam