İslam toplumlarında ya da Türk toplumunda Batılılaşmanın eleştirisi konusunda okuduğum ve yarım bıraktığım başka kitaplar ve yazılar olmuştu. O kitaplardaki sorun ya da beni rahatsız eden şey bu kitapta yoktu: sürekli eski zamanları güzelleyip sorunun gerektiği şekilde ele alınmaması ve okuyucuyu derin düşünmeye sevk edememesi. Çünkü bu durum duygusal yönü baskın anlatıldığında büyük ölçüde kendi kişisel geçmişinize ve o zamanlar şahit olduklarınıza özlem sığlığında kalıyor.
Yazar bu yönüyle konuyu ne tam olarak içeriden ne de tam olarak dışarıdan yani Batılı gözüyle ele alıyor. Hatta yazar neredeyse tüm kitap boyunca ümmete ve ümmetin Batılılaşma eleştirisine Batılı zihniyetle bakılmasına şiddetle karşı çıkıyor ve hayatımıza farkında olmadan işlemiş olan bu zihiyeti ortaya çıkarıyor. Okumayı faydalı bulduğum ve okumayı sevdiğim bir üsluba sahip olduğu için başucu kitaplarım arasında olacak ve tekrar okumak niyetindeyim.
İslâm, hayatımızın belli bir anını anlamlandırmak için veya hayatımızda bir çeşni bulunsun diye var kılınmış değil. Boşlukta kalma hissinden korunmak için de Müslüman kılınmış değiliz. Kuşkusuz, bütün bunlar temin ediliyor. Fakat bizim İslâm'a bakışımız bu nitelikle malul olursa bu eksik veya tek yönlü bir yaklaşım olur.
Kitabın konusu artık okumaktan, duymaktan, görmekten sıkıldığımız, hatta utandığımız "dayatılan" modern dünyanın Türk halkının İslami yaşantısı üzerine karanlık tesiri olsa da anlatış biçiminin özgünlüğü, çekiciliği ve akıcılığıyla, okumanızdan acı ama farklı bir tat almayı sağlıyor. İki anlatıcı penceresiyle, klasik eserler mesabesindeki betimlemeleri, Maraş manzaralarıyla bu kısa romanın katmanlarını zenginleştirmiş. Bu noktada yazarın birinci ağızdan açtığı pencere ile diğer pencere arasında bağlam zemininde ilişki kurmaya çalışsam da tam olarak tamamlayıcı unsurları oturtamamak-benim kavrayış yetersizliğim ya da anlatılan konunun derinliği nedeniyle- beni kitabı tekrar okumaya itiyor. Ama tek neden bu değil çünkü kitap bir oturuşta bitecek kadar akıcı ve kısa. Bu kitabı tekrar tekrar okumak, tekrar tekrar "çaresizce" düşünmek olsa da derdinde samimi bu insanı dinlemek için değer. Diğer okuyucular bu kadar duygusal eleştiriler yapmadı belki ama zaman zaman abartılı da bulsam, beni uyandırdığı duygular kitaba yakınlaştırdı.